Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır. (1-3)

Taberânî, Hammâd İbn Seleme kanalıyla… Ubeydullah’tan nakleder ki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabından iki kişi buluşurlarsa; bir diğerine Asr sûresini sonuna kadar okuyup selâm vermeden ayrılmazlardı. Şafiî merhum, da der ki: Halk, bu sûreyi düşünseydi kendilerine yeterdi.

Kuran’ı Kerim’de RABbimizin yemin ettiği şeylere dikkat edin. Üstüne yemin edilen şeyler, insan için gerçekten gerekli ve önemli olan şeylerdir. Zannediyorum ki, üzerine yemin edilen en önemli şey “Asr” yani zamandır. Bazı müfessirler “Asr”ı ikindi namazı olarak anlamışlardır. Bir hadis-i şerif’te Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem: “İkindi namazını kaçıran kimse, sanki âilesini ve malını kaybetmiş (elinden kaçırmış  veya elinden zorla alınmış) kimse gibidir.”( Buhârî; Mevâkitu’s-Salât, 552) Buyuruyor.

Zaman insana verilmiş en büyük sermayedir. Her ne kadar insana cüz-i irade ile zamanı kullanma ihtiyarı verilsede, en başta hayatı kullanma klavuzu da verilmiştir. Bu klavuz Kur’an’dır. Rabbimiz hangi ameller bize kazandırır, hangileri kaybettirir, ayetleriyle apaçık anlatmıştır. Yaşarken istediğimiz yönde hareket edebilsek de, zamana hükmetme gibi bir lüksümüz yoktur. Hoyratça harcadığımız, öneminden gafil yaşadığımız bu hayatın, her zerresinden hesaba çekileceğimiz muhakkak.

Müfessirlerden biri pazarda dolaşırken,”sermayesi hızla tükenen şu adama yardım edin” diye bağıran bir buz satıcısına rastlamış. Bundan çok etkilenip,yere yığılmış. Kendisine geldiğinde ne oldu diye soranlara, “eriyen ömür sermayesidir. Asr suresinin manasını şimdi anladım” demiş.

Bundan ancak iman edip salih amel işleyenler… kısmında iman ettikten sonra imanın kemali ve devamı için salih amellere ihtiyacımızın olduğu anlatılmaktadır. Ha bugün ha yarın diyerek ertelediğimiz ameller, yarın amel defterimizde kocaman bir boşluğa sebep olacak. Pişmanlık mutlaka dokunacak bize. “Ölen her insan pişman olacaktır” Buyurmuş Efendimiz (S.A.V) Müminlerde mi ya Rasulallah? Evet onlarda Allah adıyla dudaklarının ıslanmadığı her an için pişman olacaklardır.”

Zamanı ziyan ederken, kendisi de ziyan olur insan. Allah’ı anlayamayanlar sel suyuna kapılmış boş bir kütük gibidirler. Allah’lık taslayanlar, sahte ilahların peşinden koşanlar, ataları yanlış yolda olduğu halde o yolu tutup gidenler hep ziyan olmuştur. Bunu Rabbimiz Kuran’da defaatle anlatmıştır…“Onlara, ‘Gelin Allah’ın indirdiği Kitap’a ve peygambere uyun’ dendiğinde, ‘Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter’ derler; ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?” (Maide:104)

Ömrü Allah’a düşmanlıkla geçmiş, Hak olanın yerine Bâtılı koymaktan başka bir gayesi olmayan, Allah’tan geldiğine inanmayan insanları “ata” bilmek, onlara sevgi beslemek, “onun yolundayız”, “onun izindeyiz”, “o bizi kurtardı”, “onun sayesinde yaşıyoruz” demek küfre ve şirke götüren hallerdendir.

Birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler kısmına gelince duruyorum orada. ‘Ey oğlum, namazı dosdoğru kıl, ma’rufu emret, münkerden sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir. (Lokman 17)
Bu gruba dahil olabilmek de en büyük emellerimden biri. Hakkı haykırmak zordur, nice hak için çırpınanların, başını hak yola feda edenlerin yolunu takip edebilmek, onları taklit edebilmek dahi zor meseledir. Kral çıplak derken, size çevrilen tüm oklara göğüs germeniz gerek. Tam tükendim derken tekrar toparlanmak, yeniden Allah’a sığınmak, yalnız O’na ibadet edip, yalnız O’ndan yardım dilemek, O’na adanmış bir ruhla yola revan olmak gerek…

Her nabza ayrı şerbet vermek, herkese şirin görünmeye çalışmak, en kolayıdır. Yanlışı görüp görmezden gelmek, gerçeği söyleyebilecekken susmak, kınayanın kınamasından korkmak kaypaklıktır…

Allah’ın dinini ayakta tutmak sabrı gerektiren işlerdendir. İman edip salih amel işleyenler öncelikle birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye ederler. Çünkü “Kuşkusuz Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara, 2/153) ve “Ancak sabredenlere, mükafatları hesapsız ödenecektir.” (Zümer, 39/10)

Elmalılı hoca, “Zulme sabır, eşek sabrıdır” der.
Çünkü şerre rıza şer, küfre rıza küfürdür. Ve eşeğe mahsus yumuşaklık kötülenmiştir. Onun için temizliğini bulanmaktan koruyacak sıkıntıları, çakışları olmayan, yani “Hiç kızma eseri göstermeyen yumuşaklıkta hayır yoktur.” diyen şairin şu beytini Rasulullah beğenmişti:

“Berraklığını bulanmaktan koruyacak, kızgınlık eseri bulunmayan yumuşaklıkta hayır yoktur.”

Ve sahih hadiste “Sizden her kim bir kötülük, bir biçimsizlik görürse onu eliyle değiştirsin, ona gücü yetmeyen diliyle, ona da gücü yetmeyen kalbiyle (değiştirsin) ki bu imanın en zayıfıdır.” buyurulmuştur. “Âyetlerimiz hakkında (münasebetsizliğe) dalanları gördüğün zaman, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir. Eğer şeytan sana (bunu) unutturursa, hatırladıktan sonra (hemen kalk), o zalimler topluluğuyla oturma.”

Tavsiye den anlamayanlara: “De ki: İşte benim yolum budur. Allah’a basiretle davet ederim, ben ve bana uyanlar.” (Yusuf, 12/108)

**********************************

NOTLAR: Asr suresi Elmalılı tefsirinde anlaşılır ve çok kapsamlı bir şekilde anlatılmış. Okumayanlar oradan okuyabilirler. Asr’ suresiyle ilintili ayetler, hadisler ve sözleri paylaşabilirsiniz. Konuyla alakalı öyle çok şey var ki, hepsini burada yazmak mümkün değildi.

Ve haftaya HÜMEZE suresini anlamaya çalışacağız. Evinde tefsiri olmayanlar BURADAN okuyabilirler. Hatta ezberinde Hümeze suresi olmayanlar bu bir hafta içinde ezberleye bilirler. Ne kadar da güzel olur…

Cumamız mübarek olsun. Bol salavat getirmeyi, ibadetlerimizin hakkını vermeyi unutmayalım inşaAllah.