“İki kişinin, darıldıktan sonra birbirinin ayıplarını ortaya çıkarması, münafıklık alametidir.” (İmam Şafi R.A)

Selamun aleykum kardeşlerim, üstteki söz sizlere neler düşündürdü bilmiyorum ama benim aklıma Hata avcısı insanları getirdi. Evet bazı insanlar hata avcısıdır. Mal biriktirir gibi hata biriktirirler. Kusursuz değilim deseler de kendilerini içten içe kusursuz görürler. Onlara göre yanlış olan bir davranışı yıllar geçse de asla unutmaz, ufak bir tartışmada yüzünüze vurur, sizi acıtmaktan asla geri durmazlar. Ve bu bazen en yakın bildiğinizden gelir…

*********************************

Dün Zeynep’le konuşmuştuk. “Ne güzel her şeyi değerlendiriyorsun, kendin yapıyorsun. Ben senin kadar değilim” dedi. Ben de ona “Benden daha mahireler var.” dedim. Sevgili Sıdıka’yı örnek gösterdim. Hakikaten Sıdıka değerlendirmeyi seven, çok üretken bir hanım.  Meğer bizim bilmediğimiz neler üretirmiş. Deterjanlardan konuşurken, Sıdıka elma sirkesini kendisinin yaptığını yazmış, hepimiz sirkeyi ve yapılışını merak etmiştik.  Sağ olsun sirkeyi resimlemiş. Yine o kendine has esprili anlatımıyla bizlerin istifadesine sunmuş 🙂

Şimdi söz Sıdıka’da:

Bizim oralarda elma deyince akan sular durur… Ereğli’ lilerin elmaya olan aşkı bildiğin gibi değildir..bahçesi olan bütün evlerde hiç yoksa 2-3 tane elma ağacı mutlaka bulunur..üretici elmayı toplar, ya buzhanelere götürür, ya da peri bacalarına..Rahmetli babam her yıl kendine kasım ayında teslim almak üzere 8-10 sandık elma -kasa değil dikkat et- alırdı..her evde sandık sandık elma yenir..

Golden, Amasya, daldabir( bu benim de rumuzum ) , fuji, tavşanbaşı, starking, arapkızı, japon elması bunların adlarından bazıları..hal böyle olunca, kış boyunca 10 sandık elma yenen bir evde kabukları ve eşikleri araya verilir mi? hele ki annem gibi idareli bir hanım..

Küçücük mutfağımızda kış gelince kocaman bir bidon gelip kurulurdu..yediğimiz elmaların kabukları ve eşikleri sirke olmak üzere bidona atılırdı..şimdi o tarifi basitçe anlatmaya çalışayım…

Başta şunu söylemek isterim ki dilediğiniz bütün meyvelerden hatta portakal,limon kabuklarından dahi sirke yapabilirsiniz..bu yıl elime geçen reçellik güller, sadece reçel olabildiler..ya değilse reçellik gülden dahi sirke yapabilirsiniz..eee…hep cam mı sileceğiz sirkeyle, arada da gül sirkesi yapıp, cildimizi silelim değil mi ?

Şunu da ilave edeyim, resimdeki bardakta ki sirke benim geçen yıl yaptığım elma sirkesi, bardağın yanındaki beyaz kavanoz 10 gün önce kurduğum, golden elma ve armut karışımı bir sirke..henüz olmadı..kırmızı starkingle de bugün sizin için kurdum..

SİRKE YAPIMI

Akşam olunca kuzucuklarınızı yanınıza alıyorsunuz…kucağınıza koca bir kap dolusu elmayı da alıyorsunuz..hem onlarla sohbet ediyorsunuz hemde soyduğunuz elmalardan eşinize ve kuzucuklarınıza ikram ediyorsunuz..artık koca bir kap elmadan sadece kabukları ve eşikleri kalmış olmalı..

Malzemeler
5 lt’lik kavanoz için ölçü;

1 çay bardağı nohut
1/2 çaybardağı bulgur
1/2 çay bardağı şeker( 2-3 yemek kaşığı bal olursa çok daha iyi olur)

– Cam kavanoza yarısına kadar su koyun

– Nohutu, bulguru ve şekeri su koyduğunuz cam kavanoza ilave edin..üzerine de elma kabuklarını eşiklerini koyunuz.

– Sonra da o kuzucuklarınızla yediğiniz elmaların kabuklarını ve eşilerini ilave edin..

– Kavanozun ağzına bir tülbent örtüp, bağlayın.

İşte hepsi bu kadar…ne kadar da basitmiş değil mi?

Şimdi oluşum aşamalarından bahsetmem gerek..bu ilk kez yapacaklar için çok önemli

– Sirkeniz yaklaşık 40 gün boyunca bu şekilde kalmalı..
– Sirkeden zaten bildiğimiz sirke kokusu gelmeye başlayınca olmuş demektir.
– Ayrıca bir de misafirleriniz olabilir..bunlar sirke sinekleri..
– Bu sinekler , her ne hikmet se bir süre sonra yok oluyor..( bunu da ancak sırrın sahibi ALLAH bilir)
– Yaklaşık 2 ay olunca sirkenizi 2-3 kat tülbentten süzün..çünkü bundan sonra meyveler çürümeye başlar..
– Kavanozunuza süzdüğünüz sirkeyi tekrar koyun..
– İçine 2 yemek kaşığı bal koyun..bu sirkenin keskin olmasını sağlayacaktır..
– Artık ağzını kapatıp serin bir yerde aylarca muhafaza edebilirsiniz..

DİĞER ÖNEMLİ BİLGİLER
– Sirke oluşum sırasında 15-25 derece arasında muhafaza edilmelidir.
– Ortam ılık ve mutlaka karanlık olmalıdır..o nedenle toprak küplerde daha iyi sonuç alınabilir.
– Yine bu nedenle elma sirkesi ilk baharda, üzüm sirkesi de sonbaharda yapılmalıdır.
– Bütün sirkeler aynı teknikle yapılabilir.
– iyi sirke berrak olur..ama bulanık ta olsa kullanılabilir..
– Oluşum aşamasında kavanozun ağzı kesinlikle kapatılmamalıdır..havayla temas fermantasyonu sağlar..aksi halde alkolleşir.
– 40 günün sonunda sirkenizin ağzında deniz anasına benzer beyaz bir tabaka oluşur..buna SİRKE ANASI denir..
– Bu sirke anasını bir sonraki sirkenizi yapmak için maya olarak kullanabilirsiniz.
– Bu durumda nohuta ve bulgura gerek yok.sadece sirke anası ve bal yeterli.

Son bir şey daha söyleyim..özellikle hiç ev sirkesi yemeyenler ve yapmayanlar için..ev sirkesinin tadı hazır sirkelerinkinden çok farklıdır..bu nedenle hazır tadı bulamazsanız ” olmadı yapamadım” diye düşünmeyin

İşte hepsi bu kadar..ALLAH ağız tadıyla yemek nasip etsin.. Afiyet şifa bal olsun… Halil İbrahim bereketi versin inşALLAH..

*************

Cahide’nin notu: Dün hediyemize talip olan Ülkü Kardeşim lütfen benimle iletişime geçin. Bilgilerini vermezsen sana hediyeni gönderemem canım. Eğer 2 gün içinde haber gelmezse, bu hakkını başka birine devretmek zorunda kalacağım.