Nu mân İbn Beşîr Radıyallahu anh anlatıyor:

Babam bana malının bir kısmını bağışlamıştı. Annem Amrâ Bint Ravâha(ra); “-Rasûlullah(sav) buna şahidlik etmedikçe razı olmam,” dedi. Babam Allah Rasûlü nün yanına geldi. Onun bana verilene şahidlik etmesini istiyordu.

Rasûlullah(sav) Efendimiz ona; “-Bunu bütün çocuklarına yaptın mı?” diye sordu, babam “-Hayır,” cevabını verdi.    Allah Rasûlü(sav); “Allah tan korkun ve çocuklarınız arasında adaletli davranın!” buyurdu. 

Babam döndü ve verdiğini geri aldı.[1]

Hadisin bir başka rivayetinde Allah Rasûlü nün(sav); “-O halde benden şahidlik yapmamı isteme! Ben haksızlığa şahidlik yapmam,”  buyurduğu nakledilir [2]

Yusuf Aleyhisselam’ın Kıssasını okuduğumuzda, babası Yakub Aleyhisselam’ın Yusuf Aleyhisselam’a karşı daha fazla muhabbetinin olduğunu görüyoruz. Zaten diğer kardeşler de bu sebeple O’nu kıskanıyor ve O’ndan kurtulmak istiyorlar.

Yakub Aleyhisselam’ın Yusuf Aleyhisselam’a olan sevgisi en küçük çocuğu oluşundan ve biraz daha yumuşak tabiatlı oluşundan kaynaklanıyor sanırım.
Anne babalar her ne kadar bütün çocuklarımı aynı  ölçüde severim deseler de, bazı çocukların yeri daha farklıdır. İnsan kalbine söz geçiremez elbette. Bir çocuğunuz daha cana yakın, daha sevgi dolu veya itaatkardır. Bu yüzden ona karşı biraz daha fazla muhabbet besleyebilirsiniz. Bu gayet normal, gayet insani bir davranıştır. En güzeli bu farkı dışa vurmamak ve çocuklara belli etmemeye çalışmaktır.

Fakat evlatlar arasındaki sevgi eşitsizliği, bizleri adalet konusunda eşitsizliğe sürüklerse o zaman sorun başlar. Sevgi konusunda hangi evladımız üstün gelirse gelsin, adaletli olmak hususunda çok dikkat etmeliyiz.

Toplumda en çok yaşanan ve karşılaştığımız sorunlardan birisi de bu değil mi? Bazı evlatlar günah keçisi gibidir. Onun üzerine çok yüklenilir. İmkanı çok olmasa da ona maddi yükler bindirilir.Bazı evlatların öyle sabrı zorlanılır ki, evladın anne babasından kaçması, onlara karşı kin duyması bile söz konusudur.

Benim dikkatimi çeken diğer bir  husus da şu; Doğduğu zaman çok sevinilen erkek çocuklarının bazıları, evlendiği zaman üvey evlat muamelesi görür. Sanki evlendiği kızla beraber, erkek çocuğu yabancılaşır ve değeri azalır. Oğlu uçuk kaçık isteklerini yerine getiremedi diye, istediği kızla evlenmedi diye kendi evladına düşman kesilen anne babalar hayret vericidir.

 “Şüphesiz Allah, adaletle davrananları sever .” (Maide 5/42)

Anne baba hatalarından belki de en çirkin olanı; Maddi anlamda güçlü olan evlada daha fazla değer verilmesidir. Kendi canından, kanından olan evlatlarını parasal birikimlerine göre kategorize eden ve bu adaletsiz tutumlarını diğer evlatlarına da belli eden anne babaları Allah ıslah etsin!

Evlat, ilahi bir emir olması sebebiyle, her koşulda anne babasına saygı göstersin, hizmette kusur etmesin, meşru ölçülerdeki isteklerini koşulsuz yerine getirsin elbette. Fakat anne babalarda evladın iyi halini, sessizliğini suistimal etme yoluna gitmesin. Adaletsiz davranmasın.

Hepimiz birbirimizden sorumluyuz, evlatların anne-babalarına olan davranışlarının bir hesabı olduğu gibi, ebeveynler de evlatlarına olan haksız davranışlarından dolayı hesaba çekilecekler. Allah bizleri hem evlatlarımıza, hem anne babalarımıza karşı merhamet sahibi etsin. Kalbimizden adaveti, kini, haseti söküp alsın. Amin

[1] Sahih-i Buhârî, Hibe (11/ 47), Sahih-i Müslim, Hibe (3/ 1242-1243).

 [2] Bak: Sahih-i Buhârî, Şehâdât (11/ 122), Sahih-i Müslim, Hibe (3/ 1243).

Cahide Sultan