Bir kadının dışarıda tüm gün çalışması doğru mudur? Bir anne hem dışarıda çalışıp, hem ev işlerini yapıp, hem çocuklarıyla gereği gibi ilgilenebilir mi? Kadınlar dışarıda çalışınca evler güllük gülistanlık mı oluyor? Cepler, gözler paraya doyuyor mu? Kadın istihdamı konusunda ne kadar yol katettik? Ben hiç anlamam böyle ince hesaplardan!
Ben her kadının çalışması konusunda yazılar yayınladığım vakit, üzerime adeta çullananların yanında çalışmaktan yorulan ve sırf bu yüzden çocuklarına karşı vicdan azabı duyan annelerin yorum ve maillerini bilirim.
Kadının ekonomik özgürlüğü, daha rahat, daha müreffeh bir yaşam, erkeğe muhtaç olmama çığlıkları, yanan yüreklerden gözyaşlarıyla yükselen çocuk haykırışlarını duymamıza engel oluyor. Neler söylüyor o küçük çocuklar, her sabah annesi evden ayrılırken, falan filan kadının yanında kalırken ne hissediyorlar kimse bilmek veya fark etmek istemiyor.
Dışarıda çalışan kadınlar artarken, ihtiyaçların katlanarak arttığını veya ihtiyaç olmayan pek çok şeyin ihtiyaçmış gibi algılandığını neden kimse fark etmiyor? Kapitalizm, evinde oturan, üreten, kanaat eden, 2 kat kıyafetle idare eden, sökülen kıyafetleri diken, dışarıdan yemek ısmarlamayan, hazır gıdaya ihtiyaç duymayan, kreşe para vermeyen, çocuklarını kendisi yetiştiren kadınlardan nefret eder. Çünkü kapitalizmin çarklarını döndüren en önemli etken sürekli tüketen kadınlardır. Gerek evine yetemediği için daha çok harcamak zorunda kalan kadınlar, gerekse ev hanımı olduğu halde azla idare etmeyi bilmeyen, yersiz kompleksleri sebebiyle yeni trendleri ıskalamayan, çocuğuna yetebileceği halde daha bebek yaşlarda türlü bahanelerle kreşe veren kadınlar kapitalist sistemlerin değirmenine habire su taşırlar.
Kadın çifte mesaide ömür tüketir. Hem evinin, hem dışarının yükünü yüklenir. Hem dışarıdaki işinde ciddi bir mesai harcar, hem de evindeki işini, kadınlık görevini, anneliğini eksiksiz yapması beklenir. Kapitalist sistem, kadının bu kadar yükün altında ezildiğini, kadının çocuklarıyla, eviyle zayıflayan bağını, annesi evde olamadığı için psikolojisi yerle bir olan çocukları umursamaz.
Bir kaç gün önce “Çalışmak istemiyorum, bunalımdayım!” başlığıyla mail atan bir izleyicim uzun yıllardır çalıştığını, sırf işyeri uygun değil diye İslami açıdan tavizler verdiğini, geçim sıkıntılarının olmadığını ve çalışmak istemediğini ama eşine bunu nasıl söyleyeceğini bilemediğini yazmış. “Para üstüne para koyuyoruz ama evim öksüz” demiş.Birde kocaman yürekli 5 yaşındaki oğlunun bir sözünü yazmış. Bu söz beni darmadağın etti… Çocuk hissiyatıyla “Anne ev hanımı nasıl olunur?” diye sormuş annesine güzel çocuk…
Ben bunca sözü sırf şu masum çocuğun yüreğimi yakan, içi umut dolu cümlesi için yazdım. Kadın çalışmalı mı, çalışmamalı mı? Tek maaşla geçim olur mu? Erkeğin eline bakmadan nasıl yaşanır? Kariyer nasıl yapılır? Ben bilmem orasını…
Hepsini geçtim; Hesap kitap bilmeyen tertemiz yürekli, her gün annesini beklemekten yorulan bir çocuğun, “Anne ev hanımı nasıl olunur?” cümlesine takılı kaldım…
Siz takılmadıysanız geçiniz lütfen!
Cahide Sultan
Bide işin farklı bi yanı var artık erkekler çalışan kadın istiyor.Benim eşim asla çalışmamı istemiyor ama bazen soruyorum hiç mi istemiyosun kariyer yapmış çalışan birini diye asla diyor çocuklarımın annesi olman en güzel kariyer benim için. Toplum kadınların dışarda olmasını hep istiyo..Bazen çalışmayan evde oturup çocuklarına bakan dışlanıyor,ihtitaç olmasada çalışmak gerekiyor gibi sanki.Topluma hitap eden insanlar kadına kadın gibi değer vermedikçe bu düzen böyle gider.
BeğenBeğen
MaşaAllah subhanAllah. Bu görüşte olan eşinizin kıymetini bilin ve lütfen dualarınızda biz bekârlara da yer verin. Herkes memur eş sevdasına kapılmış. Zengin koca isteyen kızları eleştiren erkekler/aileler şimdi memur gelin sevdasında. Hiç kimse ilmini, eş ve anne olma kapasitesini sorgulamıyor. Çok zor çok.
BeğenBeğen
Ve aleyküm selam Cahide Hanım.Size yerden göğe hak veriyorum her konuda,Allah sizden razı olsun bana her konuda yardımcı oluyorsunuz!Keşke sizin gibi bir arkadaşım yada komşum olsa!Sizin sessiz takipçinizim bende.Size bir sorum olucaktı yardımcı olursanız sevinirim,ben almanyada yaşıyorum burada çocukları üç yaşından itibaren Kindergarten dediğimiz yuvalara veriyoruz.bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?Yanlış anlamayın ben çalışmıyorum evimdeyim ve bundanda çok memnunum,amacım çalışabilmek para falan değil sadece almanca öğrenmeleri için.Mağlum okullarda dersler hep almanca,hatta anlamayan çocukları özürlülerin okuluna bile yolluyorlar.Yani okul için öğrenmeleri şart,evlerdede hep türkçe konuşuluyor çocuklar sadece yuvada öğrenebiliyorlar.Yani bizim evde böyle ben tam olarak almanca bilmediğim için çocuk doktoru kendi dilinizi konuşun çocuk yarım öğrenmesin diye tavsiyede bulundu.belki burada doğup büyüyüp ana dili gibi almanca konuşanlar çocuklarına kendi öğretiyordur ama ben buraya gelin geldiğim için tam konuşamıyorum.sizin fikrinizi öğrenebilirmiyim bu konuda,benim için önemli?
BeğenBeğen
Uzun zamandır yazılarınızı takip eden birisi olarak çoğu fikrinizi onaylamasam da, şu kadının çalışmaması konusundaki tutumunuzu takdir ediyorum. Dokuz yıl çalıştım, evimiz olsun diye de kredi çekip ödemeye başladık, çocuğumuzun masrafları azken hafifletelim dedik. Ama ben özellikle son 3 yılda yaşlandığımı hissettim. Ruhen bittim. Cocugumu 6 aylıkken bir kreşe bıraktım, calıştığım yerin kreşiydi, o yüzden sürekli emzirme şansım da oldu fakat cocuk ta bıktı her sabah erkenden yaz kış evden çıkmaktan, ben de bıktım. Eve geldiğimizde kayıp zamanı telafi etmek, onunla her hafta sonu her akşam değişik birşeyler yapalım diye uğraşmak, artı vicdan azabı da yoruyor insanı. Neyse ki ikinci cocugu yapmaya karar verdik ve geç te olsa oğlum 5 yaşından itibaren bıraktı anaokuluna gitmeyi, ilkokula başlayana kadar beraberiz, küçük oğlum 3 aylık ve ben cocuklarımla evde ne kadar mutlu olduğumu farkettim. Oğlum da mutlu, kurallı hayatından o da sıkılmış besbelli. Belim de ağrısa, yemek yapamasam da bazı günler, eşim geldiğinde, kapıyı açtığımda gözlerim yorgun olmuyor, kafam şişmiş olmuyor. İnanın ne çarşı ne pazar isteğim var, haftada bir bile çıkmıyorum artık evden. Herkes sıkılırsın yakında diyor ama ben evin her odasında yapacak bir şey buluyorum. Neyse ki cevirmenim ve evden de çalışma sansım var. Herkes bu kadar şanslı olamıyor, o annelere de vicdan azabı çekmesinler demekten başka bi teselli bulamıyorum. Keşke, aaah keşke zamanında ailelerimiz /okullarımız bizlere dikiş dikmeyi de öğretseydi fen lisesini kazanmamız için uğraşırken..Konserve kurmayı salça yapmayı, örgü örmeyi..30 yaşımdan sonra öğrenmeye çalışıyorum ama çok zor. Kapitalist düzen hiç ister mi insanlar örgüsünü dikişini kendisi yapsın? Hiç ister mi market salçası almayıp kendisi üretsin!
BeğenBeğen
Cahide ablacim benim esimde ozel guvenlik uc tane cocugum var hersey cok pahali bim marketler bile ucmus et fiyatlari taban yapmis tek maas gercekten yetmiyor yetkililerin buna el atmasi lazim gel ki calisma
BeğenBeğen
doğru tarafları ver belki yazınızın ama sanki biraz tek tarafa yontuyor gibi..çalışan bir anneyim evet hepsini yürütmek çok zor zaman zaman vicdanımı çok sorguladım..evladımın bana en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerde elin kadınlarına bıraktım, sabahın köründe benimle birlikte kreş yollarına düştü..sabahları bırakırken “anne ben sana ne yaptım da beni bırakıp gidiyorsun” diye ağladığını beni de ağlattığını bilirim..çok yoruldum üzüldüm vs..evladımın yürek burukluğu cabası ama ahlaki değerlerin bu kadar tırmalandığı bir dönemde iyi ve ahlaklı eş bulmak zor..çok sağlam karakter ve aile eğitimi gerekiyor..benim son derece güven duyduğum adamın-kocamın- evliliğimin başından beri beni aldattığını öğrendim ve boşandım..dile kolay 18 yıl..ve çok şükür ki çalışmışım..şimdi genç kız olan yavrumla başımızı sokacak evimiz kimseye muhtaç olmadan yürütmeye çabaladığımız bir düzenimiz var..çalışmayıp evde olsaydım ne olurdu halimiz bilmem..sakın bana “evde otursan kocanda seni aldatmaz dı” belki polemiği ile cevap vermeyin kırıcı olabilirim..bir de yazılarınızda hep çalışan, sosyalleşen kadına karşı negatif bir tavır seziyorum ve buna üzülüyorum. çalışma hayatında olmam beni daha az iffetli yapmaz ki..gerçi kariyer nasıl yapılır bilmem diye bir tespitiniz var kendinizle ilgili ama..
BeğenBeğen
maaelesef Cahide hn çalışan kadını tü kaka öcü olarak görüyor.. , çalışan kadın aşağılık pislik yerlerde çalışıyor herkes onu taciz ediyor gibi bir izlenim bırakıyor bende..herkesin kendi tercihi, bazen de terci değil mecburiyettir çalışmak..Öyle güzel sofralar maalesef tek kişinin çalışıp getireceği parayla kurulmaz. Ya eşiniz çok zengin yada eşinizin çok iyi bir kariyeri vardır… Yoksa bildiğimiz ev hanımı sofraları farklı olur maalesef.. Bizim yan komşumuz gecekonduda kirada oturuyor , eşi 1,000 TL maaş alıyor, ve 1 çocuğu var..
Cahide hn şimdi bana söyleyebilir mi? 3 çeşit yemek +tatlı bu şekilde bir menüyü her gün hangi parayla yapacak?
Yani Cahide hn gibi sofralar kurması çok çok zor.. Hem o yemekleri yapmak için malzeme alacak parası yok, hem de yemekleri servis edecek porselen takımları yok..
Yani diyeceğim şudur ki tok açın halinden anlamaz.. ve Allah hiç kimseyi gördüğünden geri bırakmasın..
BeğenBeğen
Bana sayfamda paylaştığım görkemli bir sofra resminin linkini verin lütfen. Yani 3 çeşit yemek, tatlının bir arada olduğu lüks bir sofra. O hangi sofraymış ben de merak ettim.
BeğenBeğen
yıllardır cahide ablayı tanırım bu blogtan ama hiç bir zaman şatafatlı bir sofrasını görmedim
iftira atmayınız lütfen
ben cahide ablanın makalelerini çıkartır başkalarına okuturum
ve bu konuda üstüne tanımam
bu bloga da ymekten ziyade zaten bunları okumak adına giriyorum
aşırı memnunum
cahide abla öğretmen maaşıyla kirada ve 4 çocuğu var kredi çekmek yerine faizsiz aldığı toki evi var hala ödediği
eşiyle kendisi 3 yıldır aynı ayakkabıyı giyer
lütfen ramazan günü iftira atmayın araştırmadan
çok güzelmiş gibi görünen bir örtünün yastık kılıfı olduğunu biliyor muydunuz?
BeğenBeğen
NE OLUR YAPMAYIN! BU TÜR YAZILAR ÇOK DOĞRU ÇOK ANLAMLI, BİR O KADARDA YARALAYICI. ZATEN YARALI YÜREĞİMİ OKUDUKÇA KANATIYORLAR! YA BAŞKA ÇARE YOKSA……..
BeğenBeğen
Güzel gönüllü bacım nasıl geçilir nasıl takılınmaz.O acıyı o çaresizliği öyle bir yaşıyorum ki iliklerime kadar.Herşeyin farkında olup hiçbir şey yapamamak ahhh ah,içimi nasıl acıtıyor.BEN EV HANIMI OLMAK İSTİYORUM 😦 Çocuğum için,eşim için,kendim için,evim için. 😦 😦
BeğenBeğen
Öyle evde oturmakla güllük gülistanlık olmuyor herşey maalesef. Evlenip üstüne çocuk yapıp bu kadar masraf borçla nasıl tek maaş geçinilsin? Hayatımız boyunca kiracı mı kalalım çocuklarımıza ev araba bişey bırakmayalım mı? Erkeğin tek başına gücü yetmiyorsa ne olacak? Sırf vicdan hesabına çevirmemek lazım olayı. Bir de hayatın gerçekleri var ne yazıkki.
BeğenBeğen
çocuklarımız bizden ev araba istemiyor ki, yanlarında varlığını hisedecekleri, onları hiç bir şartta yalnız bırakmıycakları konusunda güven duyabilecekleri anneleri ile beraber olmak istiyorlar.çocuklarımıza ev araba bırakıcaz diye onları bizsiz bırakmaya hakkımız yok bence..
BeğenBeğen
Eşinizi seçerken başka şeylere baktığınız gibi halden anlayan, sorumluluklarını bilen bir adam olup olmadığına da baksanız durum bu kadar zor olmaz. Nitekim o saydığınız yetiştirilemeyen ev işlerini yapmak kadının görevi değil. Dinimizde de böyle bir şey yok. Eşler ile ev işlerini paylaştıktan sonra çocuğa daha çok vakit de ayrılır. Herşey erkekte bitiyor malesef. Tüm bu sorunların kaynağı erkekler…
BeğenBeğen
Size katiliyorum, neden tum sorumlulugun kadinin uzerinde oldugunu varsayiyoruz?
BeğenBeğen
Katılıyorum
BeğenBeğen
elifscep hanıma katılıyorum. Yetiştirilemeyen ev işleri kadının sorunu olarak yansıtılmamalı. İslamda kadın hakları konulu bir kitap okumuştum. Kadın ev işlerini yapmaya mecbur değil dinimize göre. Eşi Hz. Aişe’nin anlattığına göre, Peygamberimiz ev işlerinde hanımlarına yardımcı olurdu. Elbisesini yamar, ayakkabılarının söküklerini diker, ev süpürür; deveyi bağlar, yemler, koyunları sağar; alış verişi kendisi yapar, aldıklarını ken*disi taşırdı.(Mehmet Paksu’nun yazısından alıntıdır). ilk Müslüman iş kadını olan , Peygamber efendimizin ilk eşi Hz. Hatice’nin de çalışan bir kadın olduğunu unutmamak gerek.
BeğenBeğen
Cahide hanım, yazınız için teşekkürler. Lakin değinmek istediğim bir nokta var. İş ve aile hayatını dengelemek şüphesiz zor. İnsanın binbir kolu yok her yere yetişsin. Lakin bu tür yazılarla çözülecek işler değil bunlar. Kapitalizme entegre olmayla kadınların çalışması konusunu bir yerde değerlendirmeniz harika bir nokta. Lakin yazınızda “kadınlar çalışmasın” dışında öneri yok, muhatap yok. Hangi kadınlara yazıyorsun bunları. Yazdıklarımız asgari ücretle hayatını idame ettiremediği için çalışmak zorunda olan kadınlar da okuyor. Çocuğuna sabredemediği için evden kaçmak adına çalışan kadınlar da. İlimle uğraşmak adına fedakarlıkta bulunanlar da. Kadınların bulunmasının farz-ı kifaye olduğu meslek gruplarında çalışanlar da. (Muhtemelen “ben zaten onları kastetmedim denilir bu eleştiriye, lakin kimi kastetiğiniz belli olmayınca çok fena bir etki bırakıyor insanın üzerinde.) Bu tarz yazılar ancak çalışan kadınların kendisini daha fazla suçlu hissetmesine, çalışmayan kadınların ise “oh be ne iyi ettim, bak şu çalışıyor ne kötü etmiş” demesine yarar. Öneriniz varsa, çalışan kadınların çocuklarının karşılaştıkları olumsuzlukları ortadan kaldırmak için neler yapabiliriz, çocuklar için nasıl kurumlar kurup ne şekilde çocukları mümkün olduğunca hasarsız yetiştirebilirz, kadın çalışmak istemiyorsa ona yardımcı olmak için neler yapabiliriz noktasında yoğunlaşmadıkça yazdıklarınız kendinizi ve çalışmayan kadınları tatmin eder, çalışanların vicdan azabına azap ekler gibime geliyor. Bir de biz modern dönemde “çocuğun yanı annedir” düşüncesini “aşırı” şekilde vurguluyormuyuz diye düşünüyorum bazen. 3 yaşında bir kızım var elinizden öper, 20 sene önceki çocuklar böye değildi. Ben ona yapışığım o bana yapışık. Bu ne kadar sağlıklı diye düşünüyorum bazen. Hz. Peygamber döneminde yaşasaydık acaba küçük Muhammed’i(S.A.V) bölgesel sıcaklık sebebiyle süt anneye, Halime’ye gönderen Amine annemize de “çocuğunun yanında her daim bulunmalısın, falan ya da filan insanın yanında kalması ile senin yanında kalması bir değil” der miydik acaba meraktayım. Vesselam…
BeğenBeğen
Her kelimesiyle harika bir yorum olmus Betul Hanim…
BeğenBeğen
Fatma Betül hanım çok güzel yazmışsınız. Aynen katılıyorum.
BeğenBeğen
super yazmissiniz, cok katiliyorum
BeğenBeğen
Kadinlarin hem calisip hem de evini cekip cevirebilecegi meslekler de var, ogretmenlik gibi. Yani kadin kendini toplumdan soyutlamamali. Calismiyor diye dislanamaz evet ama çalisiyor diye de sizin yaptiginiz gibi kinanmamali. Bu da yanlis. Baya ötekileştiriyorsunuz.
BeğenBeğen
çocuğu küçük olup ta çalışan kadınların allah yardımcısı olsunn
BeğenBeğen
Selamünaleyküm.Bu konuda bende çok doluyum.Çalışan kadın demiyorum ama çalışan anne olmak çok zor. Belki her Allah’ın günü kendimi sorguluyorum. Bunun neresi doğru diye? Ben kendi açımdan konuşmak istiyorum. Zira hakikaten çalışmak zorunda kalan anneler var. Eşinden ayrılmış, eşinin maaşı hiçbir şey etmeyen, kocası tarafından çalıştırılan ne bileyim, hatta artık günümüzde kızların annesi bile bu kadar sene okudun, şimdi bırakıp kocanın elinemi bakacaksın, yarın çocuklar büyür, yüzüne bile bakmaz diyebiliyor. Allah lutfetti, kızımız doğduktan 6 ay sonra bir ev aldık.Ama alacak kadar çok paramız yoktu.Az bir birikmişimiz vardı ve evi satan adamın acil bir ihtiyacı varmış uygun bir fiyata satıverdi.Bizde o evde kiracıydık. Eşimle hayal kurarken İstanbul’un çok dışında bir yerlerde taksitle bir ev almanın bile bizim için mucize olduğunu düşünürken, birdenbire İstanbul’un göbeğinde asla alamayacağımızı düşündüğümüz bir evi satın aldık. Eşim her zaman her konuda Allah’ın lütfuna, keremine, rahmetine çok güveniyor ve benimde sabırlı olmamı istiyordu. Bende güveniyordum elbette ama bir yandan da çabalamam gerektiğini düşünüyordum. Bu evi bu şekilde almamızdan ve üstüne üstlük hiç kredi ya da banka işine bulaşmadan, etrafımızdan borç toplayarak ve bunuda kısa zamanda ödeyerek bitirdikten sonra benim çırpınışlarımın hiç bir anlamı olmadığını ve Allah istedikten sonra imkansız olan herşeyin olduğunu hayatımda bir kez daha çok iyi anlamış oldum. Artık bir evim vardı. Borcum yoktu ve borç açmamak için kanaat etmem gerektiğini çok iyi biliyordum. Çünkü her açtığım borç beni çalışma hayatından koparamayacak bir düğüm olacaktı. Ben Rabbime şükürler olsun ki bu düğümleri teker teker çözdüm ve tek bir düğüm kaldı inşallah. İşte bu tek düğümle ben hala çalışıyorum ve üstelik ikinci bebeğimi bekliyorum. Herkesin köylerine kentlerine, ebelerine dedelerine gittiği şu günlerde adeta bir yetimhaneye dönüşmüş okula hala kızımı gönderiyorum ve ona yaşattığım bu günler için kendimi hiç affetmeyeceğim. Bazen bensiz geçirdiği tatil videolarını izlerken onun o hallerini kaçırdığımı, doyamadığımı, çok özelediğimi ve ne kadar neyim varsa hepsini versemde geri gelmeyeceğini bilmek beni çok yaralıyor. Vakti zamanında bir yazı okumuştum ve başlığı beni çok etkilemişti. Kreş eken huzurevi biçer diye. Yarın bu çocuklar bizi huzurevlerine koysalar, bayramlarda seyranlarda gelmeseler onlara diyecek birşeyimiz yok. Şu mübarek gün ve geceler hürmetine hepimiz çocuklarımız için dua edelim. Dua etmezsek parada pulda okulda mürebbiyede hiç birşey çocuklarımızı teminat altına almaz. Sadece kendi çocuklarımız için değil tüm çocuklar için dua edelim. Allah çocuklarımıza sağlık, sıhhat, akıl, fikir, iman istikamet nasip etsin inşallah. Her biri birbirinden hakiki müslümanlar olsunlar. Ana baba olarak bizler onların ardında birer öğrenci olalım. Allah bu dini onların omuzları üstünde yükseltsin, öyle salih, öyle imanı kuvvetli bir nesil gelsin inşallah. Bu dinin buna çok ihtiyacı var. Bir konuda dara düşen buradaki kardeşlerime şunuda söylemek istiyorum. Allah’a gerçekten güvenin, acaba mı demeyin. İşlerinizi Allah’a bırakın ama gerçekten bırakın çünkü allah’ın hereşeye gücü yeter. Eğer böyle düşünürsek hayırda da şerdede bizim için bir hayır mutlaka vardır.
BeğenBeğen
duyggularımaı ancak bu kadar guzel anlatabılırdınız allah razı olsun sızden
BeğenBeğen
hem çalışmak hemde ev hanımı olmak çok zor iş.birde herşeyi tam yapmak isteyin iyice zorlaşıyor hem evim temiz olsun hem yemeklerim güzel sağlıklı olsun. dışarıdan yemek yemeyide sevmiyorum. ama şu taraftanda bakmak lazım ev hanımı arkadaşlar gece sabaha kadar tv seyredip öğlene kadar yatıyorlar. zaten çoğu o kadar cahilce davranıyor ki çocuğuyla çok vakit geçiriyor olabilir ama kaliteli eğitici vakit geçirmiyorlar.bazen diyorum ev hanımı olsam şöyle böyle yapardım diye kayınvalidem ev hanımı olsan hiç yapmazdın sen yatmaya alışırdın şimdikilerin çoğu öyle diyor
BeğenBeğen
ben mecburen çalışanlar grubundayım, eşimi kaybettim ve koruyucu ailesi olduğum bir kızım var, sabit gelir beyan etmek durumundayım onu da kaybetmemek için, o nedenle mecburen çalışıyorum, ama yoruldum, yıldım, beni en çok üzen de kızımın da yorulması yılması… onun için çalışıyorum ama o mutlu değil, nerede bu işin mantığı… ki öğretmenim ve çocuklarım da en az kızım kadar özel benim için, belki de olabilecek en güzel meslekle rızıklandırılmışım, ama çok yoruldum tarifi yok, ama maalesef kızım 18 yaşına gelene kadar da mecburen çalışmak zorundayım… yani hanımlar çalışmasın demek kolay da unutmamak lazım ki hiçbir kadın da evde rahat battığından çalışmıyor, herkesin ‘kendine göre’ bir zarureti var, bazen para, bazen başka birşey… kızımdan öncede çalışıyordum, o zaman ki sebebim de (şimdi idrak ediyorum sebebini aslında) çocuklar için ölüyordum ve evde bir çocuk yoktu, çocuklarla olmak beni hayata bağlayan birşeydi… sanki öğrencilerimin hepsinin annesiydim… bu açlığı bastırıyormuşum o zamanda… yani herşey bazen dışardan göründüğü kadar kolay olmayabiliyor… o zaman ne yapıyoruz, daha bizim gibi düşünen yaşayan ölçüsü islami hassasiyet olan kurumlarda çalışmayı tercih ediyoruz… Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun… bir de özel dua rica ediyorum bu günlerin hürmetine, mevla kızımla beni birbirimizle imtihan etmesin… Allaha emanet…
BeğenBeğen
Cahide hanım yapmayın bunu. Haksızlık ediyorsunuz. Ben bir akademisyen olarak asla para için çalışmıyorum. İşimi çok seviyorum, para vermeseler bile büyük bir zevkle çalışırım.
Neden anlamak istemiyorsunuz? Annelik sadece sabah 08:00 akşam 17:00 arasında mı oluyor? Günün kalan vakitleri, hafta sonları yok mu? Ev hanımları çok mu iyi çocuk yetiştiriyorlar? Akşama kadar sokaklarda elinde salçalı ekmekle gezen, it kopuk tarafından kaçırılıp başına neler geldiğinden kimsenin haberi olmayan çocukların hepsinin anneleri çalışıyor mu?
Bu kadar hassas bir mevzuda kadınların üzerine gitmek size yakışmıyor. Kapalı bir bayanım, namazımı kılıyorum, iş yerimde bana ait bir odam var, süt iznimi kullandığım için saat 15:00 te çıkıyorum işten. Her sabah 06:30 da kalkıp oğlumun yemeklerini pişiriyorum taze taze. Akşam en az iki saat onunla oynuyorum ve ben bilim adamı olduğum için kötü bir anneyim öyle mi? Allah bilsin ne diyim.
BeğenBeğen
Hiç kimse, çalışmak istemeyen bu bayanı rahatlatacak bir şeyler söylemedi. Oysa bu kardeşimiz çocuklarıyla yeteri kadar ilgilenemediği için vicdan azabı çekiyor, çalışmak istemiyor ve bunu kocasına nasıl söyleyeceğini bilmediğini yazıyordu. Yani konu, kadın çalışmalı mı, çalışmamalı mı değildi…
BeğenBeğen
Yanlış anlamayın bu çok dolu olduğum bir konu. Sizi kesinlikle tenzih ederim sık sık takip ettiğim ve bir çok açıdan gerçekten takdir ettiğim bir hanımsınız ama sözüm ona çok dindar olduğunu iddia eden halbuki sadece beceriksiz olduğu için okuyamamış vakıf züppesi hanımlardan bu konuda olur olmaz eleştiriler almak çok canımı sıkmaya başladı.
Bir insan eşinin durumu iyi olmadığı için ona destek olmak adına çalışıyorsa ve çalıştığı ortam inançlarının gereğini yaşamaya el veriyorsa buna rağmen hala ben çok yoruluyorum bilmem ne diyorsa o kadın bencildir. Çok net…
Ninelerimiz ömrünü tarlalarda bağda bahçede geçirmiş onlar kadın değil miydi? Onlarda akşama kadar evde oturmak istemez miydi? Ne yani eşine destek olan bir kadın evde oturan bir kadından daha mı az müslüman oluyor?
Diyelim kadının kocası bencil kadını zorla çalıştırmak istiyor o zaman kadın resti çekecek. Nedir yani? Zaten çalışmazsa yürümeyecek bir evliliği sürdürmenin anlamı var mı?
Bakın her gün sabahın köründe kalkıyorum, oğlumun yemeklerini pişiriyorum, onu güvendiğimiz bir ablamıza bırakıyorum, ardından servise yürüyorum. Her sabah toplam yarım saatim yolda yürüyerek geçiyor. Servise biniyorum. Bir saat sonra kampüse ulaşıyorum. Oruçluyum, deneme alanım iş yerimden yarım saat uzakta. Hemen deneme alanıma yürüyorum, orada yapmam gereken gözlemleri yaptıktan sonra iş yerime geri dönüyorum. Bu arada gün içinde sürekli oğlumu arıyorum. İşlerim yığınla. Eve dönüyorum. Üzerimi çıkartmadan mutfağa giriyorum. İftar için yemek hazırlıyorum bu arada oğlumun maması, temizliği vs… hiç şikayet etmeden zevkle ilgileniyorum. Yatağa girdiğimde pilim bitmiş oluyor ama ben zevk alıyorum bu şekilde yaşamaktan. Bu bir hal duasıdır. Birde bunca yorgunluğun üstüne sözüm ona müslüman hanımlardan müslümanlığımla ilgili saçma sapan yorumlar alıyorum. Çoğuda akşama kadar kapı kapı komşu geziyor.
Sizi çok seviyor ve takdir ediyorum, lütfen bu konuda biraz hassas olun. Çok üzülüyorum gerçekten…
BeğenBeğen
Allah guc kuvvet saglik sihhat versin. Sizi ve sizin gibileri yolundan ayirmasin haramlardan uzak eylesin elif hanim. Annem de sizin gibiydi ben de insallah sizin gibi bir yolda ilerliyorum. Rabbim helal ve bol kazanc nasip etsin ve onun yolunda harcamayi nasip etsin. Ben bol kazanc istiyorum Allahtan cunku etrafimizdaki herkesin maddi durumu cok kotu onlara yardim edebilelim ceplerine harcliklarini koyabilelm karinlarini doyurabilelim. Rabbim bol kazanc versin ki hacca gidebilmek icin paramiz olsun. Yolda el isi satan bir teyze gorunce cebimizde para olsun ki vesile olabilelik karninin doymasina. 5 lira yol parasi olmadigi icin ablasinin evine ziyarete gidemeyen akrabalarimiz var. Birisi 10 lira harclik verse de bir cay icebileyim diye bekleyen akrabalarimiz var. Rabbim oyle bol kazanc versin ki harcayabilelim O’nun rizasi icin..
BeğenBeğen
???
BeğenBeğen
sizi okurken inanın ben yoruldum.bende nöbet usulü çalışıyorum.ayda 8 gün işteyim 22 gün evdeyim.her gün çalışanlardan daha az yoruluyorum ama evde geçiremediğim 8 günüme yanıyorum ve genede yoruluyorum.Şimdiye kadar gördüğüm çalışan arkadaşlarımdanda bu tempoda çalışıp çok mutluyum diyeni hiç ama hiç duymadım.ne diyeyim Allah yardımcınız olsun
BeğenBeğen
Herkes kendi açısından ve tecrübelerinden olaya bakmış. Aslında bunları sentezleyip sonuca varmak bu arkadaşın görevi. İlacımız olsa kendi başımıza sürerdik, çoğumuz mağdur durumdayız zaten. Yazılanlardan şunu söyleyebilirim. Bu arkadaş bu şartlarda işi çoktan bırakmalıydı. Eşini en iyi kendi tanır, nasıl ikna edeceğini kendi bilir ama eşide tüm bu yaşanan ve çocuğun söylediklerine karşı illa çalışacaksın diyorsa, eşde bir problem vardır demektir bence. Sağlıklı bir baba ve eşin bu söylenenlerden yola çıkıp kararı zaten anneye bırakması gerekir. Burda birçok insan ihtiyacından dolayı çalışıyor. Ben bir evim olmasıyla kendimi çok zengin sayıp işe karşı kendimi bağımlı saymıyorum. Kaldıki bu arkadaş, para üstüne para koyuyoruz diyor. Aklın yolu bir, bunalımdaysa hiç vakit kaybetmeden işini bırakacak. Yalnız bir de şöyle örneklerlede karşılaştım. Kadın oldukça varlıklı, hiçbirşeye ihtiyacı yok, geç denilecek bir yaşta bir tane çocuk sahibi olmuş, üstüne üstlük emeklide olmuş ve birde inançlı bir insan ama hala çalışıyor. Bu ne demek? Bu hırs demek, bu bütün bildiklerine ragmen dünyaya kendini kaptırmış demek, bu kanaatsizlik, şükürsüzlük demek.Sorsanız işinede aşık, çok seviyor. Peki çocuğun? Hanginiz işini sizden çok seven bir anne isterdiniz. Tüm annelere sorsanız çocuğunun daha önemli olduğunu söyler peki pratikte durum ne? Kapitalizmin uydurduğu yalanlardan biride çocuğunla nitelikli zaman geçirecekmişin. Çocuğum ağladığında, düştüğünde, güldüğünde,hastalandığında, mutlu olduğunda yanında değilsem hangi nitelikli zamandan bahsediliyor ki?
BeğenBeğen
Yazdıklarınıza katılıyorum Cahide Hanım.
Ama inanin çalışan kadınların çoğu keyfine çalışmıyorlar ben 2004 itibaren çalışıyorum 2012 bir tane oğlum oldu 27 aya kadar çalışmadım işimden istıfa ettım çocugumu 27 aylık yaptım sonrada anneme bırakıp işe geri döndüm.Oglum sürekli hasta olan bir çocuk ve bügünlerde yine hasta ateş 39 -40 derceye cıkıyor bayram dolayısıyla işlerin yoğunluğu nedeniyle işe gelmek zorundayım bir sorun o çocuğu nasıl birakıp sabah ayrılıyorum evden her aradığımda ateşler içinde yandığını duyuyorum bu sabah uyandı anne anne beni araması nasıl bir duygu olduğunu bir sorun ve siz kapıyı kapatıp evden ayrılmanız.Eşim çalışıyor evet ama günümüzün şartları o kadar zorkı bir kişinin maaşı yeter belki ama gelecek için yan tarafa koyabılecegınız hiç birsey yok belki eşim hasta oldu çalışamadı ALLAH korusun belki birsey oldu neyle geçineceğiz malimız yok yan tarafta hiçbir birikimimiz olmassa bence birazda bu yonü düşünelim.
BeğenBeğen
Cahide Hanım 17 yıl özel bir şirkette çalıştım.Evlendim bir çocuğum oldu. Annem baktı çocuğuma. Annem baktığı için çok büyük zorluklar çekmedim ama yinede zordu. Son yıllarda oğlumu bırakmanın vicdan azabıylada iyice yorulmuş ve bıkmıştım. Bu arada sizin sayfanızla tanıştım. Özellikle kadının çalışmasıyla ilgili yazılarınızı defalarca okudum. İşten ayrılamıyordum çünkü şartları rahatdı. Devlet dairesi gibi işti kafayı mı yemiştim böyle rahat işten ayrılınırmıydı. İkinci bir çocuğum olsun işten ayrılayım diye çok dua ettim Rabbime. Eşimede ufak ufak söylüyordum bebek doğunca işten ayrılırım diye ama pek oralı olmuyordu. Korkuyordu nasıl olur diye. Çok şükür Rabbime bir kızım oldu.Doğum iznim bitmek üzereydi ve eşim hala kararsızdı.Sitemlerimle ona doğrunun bu olduğunu anlattım ama benimde korkularım vardı. Acaba ev hanımı olunca eşimin gözünde değerimi kaybedermiyim diye. Nihayet işten ayrıldım ve 11 aydır evdeyim. Çok şükür hiç bişey korktuğum gibi olmadı. Hayat standartımız aynı.Eşim eskisinden daha merhametli.Hatta şimdi oğlana haksızlık ettik, kız çok şanslı diyor. Evinde olmak isteyen o kardeşimiz bolca dua etsin. Ufak ufak anlatsın eşine nedenlerini. Rabbim yardım ediyor, çok da güzel oluyor. Dua ile…
BeğenBeğen
Tevekkül edebilmek ne büyük nimet. Elhamdulillah…
BeğenBeğen
Evet sadece para için çalışınca sadece kadın değil erkek de böyle mutsuz olur. Her sabah uyanmasi işkence gbi gelir mesai bitse de kacsam diye düşünürsün ama eğer sevdiğin bir isi yapiyorsan o zaman isin zaten hobiye döner. Hem mutlu olur hem parani kazanirsin. O zaman da aglamazsin.
BeğenBeğen
Bende ev hanımıyım ama malesef memnun degılım nıyemı paran yok calısmıyorsun dıye degerın bıle olmuyor ☹☹
BeğenBeğen
Cevap cok açık ve net: Seriat olmadığı için hersey serbest! Bir insan, erkek ya da kadin olsun, karari Kur’an olmalidir. Herşeyi Allah’in rızası için yapmalidir. Namaz kilmayip, Allah’in emrettigi gibi yaşamayan erkek veya kadin huzuru bulamaz. Çünkü huzur islamdadir…
BeğenBeğen
Ah cahide ablacim en yakinlarimda bu aile hayatini gordukce Rabbime hamdediyorum.Bize bu bilinci asilayan hocalarimiza dualar ediyorum.Ev hanmi olmakla gurur duyuyor genc kizlarimiza da bu dusuncede yol almalarini ogutluyoruz insaAllah
BeğenBeğen
Selamun aleyküm.
Her insan için calismak en güzeli ve dogru olanidir.fakat bu calismanin sartlari kisinin konumuna ve Allah’in helal -haram cizgileri dahilinde olmali..malesefki bugun adi farkli olsada KÖLELİK sistemidir bizi mahveden.
Calismanin yanlis oldugunu düşünmüyorum. Calisma sartlarinin yanlış oldugunu düşünüyorum. Calisma sartlarinin yanlisligi en cok kadina yansiyor.cunku kadinin asli görevi anneliktir.calisma sartlarida annelik uzerinden degil , eşitlik uzerinden yapilinca ister istemez yuvalar ve yavrular hasara ugruyor.
Bu asli gorevlerini gun boyu evinde oturup yerine getirmeyen cok bayanda var elbette.
Yasadigimiz dunyada kapitalizm gercekten insanlari kiskaci altina almis durumda.kanaatsizlik diz boyu..az bir seyle yetinme duygularimizi kaybettik. Ihtiyac kavramini kaybettik..bati bize oyle bir dunya cizdiki , bu cizdigi dunya bizi boguyor.cunku bize gore degil.kendi yasamlarina ,aile duzenlerine, hayata bakis açılarina gore duzenledikleri seyler bize uymuyor.uymaya calisincada yikimlar olusuyor malesef..ayni modelleri kendi degerlerimize bakmadan toplumumuza aile yapimiza uyup uymadigina bakmadan aldigimiz her model bizde husrana dönüştü. .
Bundan 40- 50 sene oncesine bakarsak kadin yine calisiyordu.evinde tarlasında hayvaninda baginda bahcesinde..cocuklariyla 24 saat ilgilenen anne varmiydi bilmiyorum. Sorun cocuklarla annenin tum zamani gecirip gecirmemesi degil bence. Sorun aile ortamlarimizin olmayisi..eskiden kadin gun boyu evinden uzakta tarlasında calisirken , evinde coluk cocugunu biraktigi bir kayinvalidesi vardi.veya beraber yasadigi herhangi bir büyüğü. ..cocuk annesinden ayrilsada aile ortamindan ayrilmiyordu.buda cocukta psikolojik bir çöküntü yasatmiyordu.cunku bizim evdeki ninelerimiz annelerimiz gibiydi bize.bugun anne, annelik sartlarini zorlayarak calisirsa, cocuk hem annesinden ayriliyor,hem evinden ayriliyor hemde kendi ailesine ait olmayan kollara terkediliyor.nineler dedeler postalandi …oysaki bu buyukler aile bireyleri arasinda muhtesem birer kopruyduler..
hayatimizin her bolumune bati modelini aldik.bati sadece “BEN “merkezi uzerine kurulmustur.tek yasama gore ayarlanmis hersey.ve bati bu modeli kendine uyguladiginda kazaniyor.oysa “BİZ”merkezli bir topluma yikim oluyor.avrupada her sey bireyseldir.aile kavrami yok.buyuk kavrami yok..bireysel hayat bireysel zevkler ve bireysel sonlar…yedikleri seyler bile artik tek kisilik paketlerde.bizler 30 sene once 250 gr lik tereyagi paketini eve goturseydik ne kadar garipsenirdi degilmi ?
Avrupada kadinin çalışması hic sorun degil.tek basina bir ferttir o..ama bizde durum ayni degil..ne kadar kendimizi paralasakta, yikimi gormemezlikten gelmeye calissakta ortada gun isigi gibi bir gercek var malesef..
Kadin calissin.elbetteki calissin..ama bu ortamlarda ve bu sartlarda degil…kirmiyorum dokmuyorum yetisiyorum demek var olan bir yarayi kapatmaya yetmiyor..
Bende çalışıyorum. Ozel bir vakifta hem yonetici hem egitimci olarak çalışıyorum.cocuklarimin evde olmadigi saatleri seciyorum..onlar evdeyken on dakika bile onlari yanliz birakmadim.isimi cocuklarima gore ayarliyorum.hizmet yapacagim diye asla onlari magdur etmedim.. ben kendi sartlarima gore işimi ayarladim.sayet bunun aksi olsaydi cocuklarimi ne birine kiralardim ( evet cocuklarimizi kiraliyoruz ama kira parasini da biz oduyoruz) nede evde birakirdim.bu sartlarda asla calismayi tercih etmezdim…bir an dusunmek bile urpertiyor beni…rabbim yuvayi gecindirme gorevini erkege ,yuvayi da disi kusa emanet etmis..vesselam
BeğenBeğen
Tarlada çalışan o kadınların şimdiki çalışan kadınlardan daha mutlu olduğunu mu zannediyorsunuz? Eğer öyle zannediyorsanız anadolunun köylerinde yaşayan kadınlarla oturup konuşmamışsınız derim. Benim annem babam köylü ve bir köy öğretmeniyim. Tarlada çalışan o kadınlar kızlarının okuyup çalışmasını herkesten çok istiyor. “Biz de yıllarca çalıştık ama karşılığında Allah razı olsun sözünü bile duyamadık” siz çalışın kendi paranız olsun diyorlar. Dindar kızını okuymayıp dini eğitim alnasını tercih eden aikeler şse kızlarını kedinşikle köye evlendirmek istemiyorlar.
BeğenBeğen
” Bu kardesimiz esine calismak istemedigini nasil soyleyecek ” bu cok ilginc geldi bana….o kadarda saygi ve sevgileri yoksa ..düşündürücü…..
BeğenBeğen
Bir de şu ”çalışmak istemiyorum bunalımdayım” diye Cahide hanıma mail atan hanımları anlayabilmiş değilim. Kafanıza silah mı dayıyorlar çalışın diye? kimse kimseyi zorla çalıştırmıyor. Çalışmak istemeyen çalışmasın. Ha eşime nasıl söylerim bilmiyorum modunda olanları da anlamıyorum çalışmayı bıraktın diye eşin seni boşayacaksa o evlilik zaten çoktan bitmiştir.. Ya da hiç başlamamıştır. O birliktelik kadının bankamatik kartının hatırına kurulmuş ise adı evlilik değildir. Tabi bu benim şahsi fikrim. ben kendi adıma konuşuyorum Çalışan , evli 3 çocuklu anne olarak çalışmaktan gocunmuyorum iffetim namusum da en az çalışmayan bayanınki kadar sağlam elhamdülillah..
BeğenBeğen
Yalnız çok farklı hayatlar var. Kadın çalışırken evlenmiş. Çocukları oluyor, yükü artıyor. Çalışma şartları da ağırsa omuzlarındaki yük kat kat artıyor. Bırakmak isteyince de kocası razı olmuyor. Boşansa yine çalışmak zorunda kalacak. Değişen birşey olmayacak. Çalışmadığı için eşi, eşinin ailesi, hatta kendi ailesi tarafından aşağılanan çok kadın var. Bize daha çok kanaatkar ve anlayışlı erkekler lazım. Yoksa kadınlar, özgürlük söylemleri altında daha çok ezilirler…
BeğenBeğen
Selamun aleyküm. .cahide hanim çok fazla yazdigimin farkindayim .hakkinizi helal ediniz. Fakat su son yazdiklariniza deginemeden gecemeyecegim..
Bir insanki yasadigi dunyada sahsiyetiyle deger kazanmamissa , diger tum seylerle ayakta tutmaya calistigi degeri, ister istemez bunlari kaybettiginde son bulacaktır. Bu konuda korkunun ecele faydasi yok..erkegin kanaatkar olmasindan cok, kadinlarin saglam karakterli,neyi neden ve nicin yapması gerektigini bilen, dusunen , imanli azimli onurlu iradesi güçlü ve saglam ruhlu olmalari gerekiyor ki erkegide kadinida yetistirirecektir..rabbim disinda kimse bana yol cizmemi.kendi yollarimi kendim cizerim ve birilerinin bana cizmis oldugu yollardan hoslanmam..bugun uc erkek cocuk annesiyim .buyuk oglum 18 lerde.soyle etrafima bakiyorumda alip aileme katabilecegim edebini hayasini kaybetmemis bir genc hanimefendi bulamiyorum…illa kendi cocugum icin degil..gercekten kadin hasara ugratilmis .bilincli olarak.bir toplumu bozmanin da yapmanindan kadindan gececegini farkedenler yeteri kadar hedeflerine ulasmislar..
Birde bosanip kendi baslarina hayat mucadelesi vermeye calisan kardeslerimi anlamiyorum.neden yanliz yasamayi seciyorlar.bosanmakhelal oldugu gibi yeniden evlenmekte hhelaldir.bunda ayiplanacak kinanacak bir durum yok..eger birinci esin cekilmez yanlislari onlari bezdirdiyse bu her erkeginde ayni oldugu anlamina gelmiyor.esleri den ayrilmis veya eşlerini kaybetmis yuzlerce beyfendi var.dunya hayatimizdaki tek derdimiz basimizi sokacagimiz bir evimuz doymamiz gereken bir karnimiz olarak bakarsak tabiku evlenmeyi düşünmez bende calisip bunu yaparim deriz.ama bence bu yanlis.hayat bir cati altinda yasayip karnin tok olması değildir. Aile hayati kurmak insanlara huzur ve sukunet veren tek seydir.gerisi sadece acimasiz bir mucadele olur bence…
Bak bu yazi yine uzadı…hakkinizi helal ediniz.
BeğenBeğen
Hilal kardeşim, daha evlenmeden çalışması için aile baskısı gören kızlarımız var. Bu yazının ardından mail atan 20 yaşındaki kızımız izin verse de yazdıklarını paylaşsam. Toplumun hali içler acısı. Biz İslam’dan uzaklaştık. Başka derde lüzum var mı?
BeğenBeğen
Ben burda bir de şunu söylemek istiyorum daha doğrusu evlenmemiş arkadaşlara bir tavsiye niteliğinde olabilir. Lütfen evleneceğiniz kişiye çalışıyorsanız da, çalışmayı düşünüyorsanız da bir gün, en azından çocuklarınızın olduğu bir gün çalışmayacak durumda olma ihtimalinizde söyleyin. Erkekler kadınlar gibi bir yüreğe sahip değiller. Size hep çalışacaksınız ve birşeylerin yükünü onun omzunuzdan alacaksınız gözüyle bakabilirler. Her zaman çalışmama ihtimalinizin olduğunu ve Kabul ediyorsa sizi böyle kabul etmesini söyleyin. Bazı kızlar her yükü omuzlarına aldıklarında eşleri tarafından daha çok beğenileceklerini, takdir edileceklerini düşünüyorlar ama bir sure sonra o görev tanımından bile daha ağır hale geliyor ve kadın çok zorlanıyor , erkek de aksini istemiyor ve huzursuzluk başlıyor. Almanız gereken kadar yükü üstünüze alın. Sevgi ayrı birşeydir, saygı ayrı birşeydir, görev ayrı birşeydir… Birbirine karışıtırınca ortaya Cahide hanımın burda yaptığı kadar lezzetli yiyecekler çıkmıyor maalesef.
BeğenBeğen
Bence bu sorunun çözümü için en az 20 yıl sabırla her türlü sıkıntıya katlanacak, çocuklarını yetiştirirken kendi egolarını en basitinden ertelemeyi becerebilecek annelerin kollarını sıvaması, ellerinin altında yoğurulmayı bekleyen hamur misali, evlatlarının şahsiyetlerine yatırım yapmaları gerekiyor. İşte o zaman bizim çocuklarımız yönetici olduklarında Müslüman işyeri nasıl olur, kadının kıymetli emeğinden, ilminden, vaktinden nasıl istifade edilebilir, düşünüp ona göre hareket edebilirler. Evlenirken de muhataplarında ne için evlendiklerini sağlam bir şekilde sorgulayıp yollarını ona göre çizebilirler. Çalışan ama çalışmaktan memnun olmayan kardeşlerim ellerini taşın altına koymalı, Rabbine sığınıp teslim olmalı, rızkı da bereketini de asıl sahibinden umarak sahip oldukları çerçevesinde yuvalarını cennete çevirmelidir. Çalışmak istemeyen bekar kardeşlerim de çalışmanın sadece maddi karşılık için olmayacağının idrakinde olmalı, vakitlerinin her saniyesini mutlaka ama mutlaka üreterek geçirmeleri gerektiğinin şuurunda olarak adımlarını ona göre atmalı, vücut ve ruh terbiyelerini ona göre yapmalıdır. Fatma Betül kardeşim ve Hilallll ablam gibi çalıştıkça ışıldayan, mesai şartlarını kendilerine göre ayarlama nasibine erişebilenler ise hem nazardan korunmak hem de gayretlerini artırabilmek için dualarını, şükürlerini eksik etmemelidirler. Ki ben de çocuklarım için ilk 4 yaşlarını doya doya anneleriyle geçirebilmelerini en meşru hak olarak gören, çocuklarının ve eşinin vakitlerinden çalmamak adına akademik eğitiminin ilerleme sürecini yıllara yayan, okumayı ve kendini geliştirme çabalarını aksatmamaya çalışan, evinde otururken, ev işi yaparken bile fıkıh sohbeti dinlemeyi günün karı, vaktinin şükrü sayan iki çocuklu bir anneyim, hamd olsun. Kendi durumlarını beğenip de etrafındakileri yıkıcı bir şekilde eleştirmeyi vazife edinenleri ne dinlerim ne ciddiye alırım. Müslüman bakış şikayet etmeye değil çözüme çevrilir. Elimizden gelenin hakkını vermedikçe bir an bile şikayet etmeye yüzümüz yok. O zaman nankörlük de, tembellik de, asilik de bizim vasfımız olur. Vesselam…
BeğenBeğen
Selamunaleykum Cahide hanim…😊ben uzun zamandir sessiz takip ediyorum sitenizi.Gec tanidim sizi bu acidan üzülüyorum 😔Ama cok şükür tanistirana.Allah artirsin sizin gibi insanlara faydali,güzel tavsiyeler veren ,dinini layikiyla yasamaya calisan Insanlara.Allah razi olsun. Bundan gayri hep takipcinizim.Allah yar ve yardimciniz olsun daima güzel ablacim😉
BeğenBeğen
Çalışan bir kadın olarak darmaduman eden bir soru. Hep kadının yeri evi dedim, ben evimin kadını olucam dedim. Ama şartlar. Şartlar şartlar… Kıyafette, hazır yiyeceklerde şunda bunda değil gözüm. Eşimin maaşı çok az ve kiramıZa mutfak giderimize yetmiyor. Ve diyabetim, sağlık giderkerime bile yetiremedik kocamın maaşını. Mecbur kaldım. Sırf idare edelim diye yemeden içmeden kestik. Ben 1 öğün kocam 2 öğün yerdi. İnanın lokmamızı zor yetirir olduk. Olsun, kocamdı, taş taşırdı sırtında, açda kalırdım. Ama şekerim buna dayanamayıp sürekli mahvoldum. E sağlık gitmeye başladı, e para yok. Mecbur kaldım yani abla. Öyle bi iş nasip ettiki Allahım. Hiç ummadığım anda ummadığım yerden. Kadrolu resmi bir dairede işe girdim. Çocuk olana kadar çalışırım bebeğime bakarım derdim ama kadrolu olunca anca istifa edilir. Biliyorum herşeyi ama bilmiyorum. Çok ince bi sızı çalışmak. Allah muhtaç edip başkasının eline baktırmasın. Açda yaşardım kuru tahta üzerindede yatardım. Şimdi eşimden maaşım yüksek. Sağlık gideelerime pay ayırabildik. Düzenli gidip geliyoerum doktorlarıma. Kiramızı verebiliyoruz. Arrık kahvaltıda zeytin ekmek dışında peynirimizde oluyor 🙂 yetiyor. Hamd olsun. Çalışan kadın zor ama, kocamın eline bakmam kafasıyla çalışan kadınlara akıl şuur diliyorum. Kocam maaşımın miktarını bilir, ben takip etmem bile. Harçlığımı verir şekerim düşerse die meyvesuyu paramı verir. Yürüyemiyorum hergün şwkerim çok etkileniyor, arada otobüse binerim. Bazen binmem, 1,50 kuruşumla evime ekmek alırım. Biriktirir peynir alırım. Allah saptırmasın cahide abla. Çokkkk ince bir çiZgi çalışan kadın olmak. Zorlanıyo muyum? Elbette.. Ama kocam taşı sıkıp suyunu çıkarıyor bende suyuna çorba yapıyorum 🙂 kocam artık üzülmüyor karımı hastaneye götüremiyorum diye. Ne yapaydım bilmiyorum. Çalışmasammııı çalışsammı.. Garip bir sızı işte.
BeğenBeğen
anne ev hanımı nasıl olunur? Baban mümince yaşadığı zaman cevabı tam olurdu sanırım bu soruya.cahide hanım inanın çalışmak istemiyoruz yoruluyoruz yetemiyoruz günaha giriyoruz ama gelin görün ki gerçekten eşlerden dolayı mecburuz.
BeğenBeğen
Ev hanımlığı eğer anneysen dünyanın en zor mesleği onu gördüm son iki yılda. Oğlumun doğumundan sonra iki yıl ücretsiz izin kullandım. Eşimin maaşı tabi ki yetti çok şükür. Ama eşim ne kadar bana çalışmana gerek yok dese de inceden çok harcıyorsun bütün gün evde yatıyorsun iğnelemelerini de eksik etmedi. Ayrıca mümince yaşadığını da iddia etse değersizleştirdi küçümsedi. Bütün gün ev işiyle uğraşmaktan çocuğumla vakit geçiremez olmuştum. İşe dönmek hiç istemiyordum ama kendimi mutsuz ve değersiz hissetmek hiç bana göre değildi. Ben evcimen ev işlerini seven bir insan olmama rağmen ev hanımı olamadım, her kadın anne olabilir ama ev hanımı olmak herkesin kumaşında yok. Hele ki halden anlamayan kolaylaştırmayan bir eşiniz varsa. Oğlumla dolu dolu iki yıl geçirdim inanın ömrümün en zor anlarıydı ondan ayrılmak hiç bu kadar eksik hissetmedim kendimi. Ve bu kadar vicdan azabı duymadım. Kayınvalidemin ve eşimin itirazlarına rağmen döndüm işe oğlumu çok özlüyorum hala gelgitlerim oluyor. Ama ben artık yorgun ve mutsuz bir anne değilim, kendime vakit ayırıyorum , ibadetlerime vakit ayırıyorum, haber bile okuyabiliyorum. Oğlum mu; nasıl annemin tarlaya gitmesinden ben hoşnut olmadıysam çocukken o da işe gelmemden memnun değil. Bize annem yokken babannem baktı oğluma da teyzem bakıyor. Ben iş hayatında kadın olması gerekiyor diyen biri olmadım hiç, bir kadın eğer mutluysa herşeye yetebilir diyorum. Mutsuz kadın herzaman yorgun ve yetersiz olur.
BeğenBeğen
Benim annem de yıllarca çalıştı. Ama çok istediği için değil 3 tane evladına bakabilmek için 😦 hayırsız ayyas bi koca ev kira ve kendisine sahip çıkmayan bir ailesi vardı.Biz evde 3 kardes birbirimizin saçlarını tarar okula birlikte giderdik.Daha 3.sinifta mutfakla tanıştım. Sabah annem hamur yogurur ise giderdi o hamuru bazlama haline getirip pişirmek bana duserdi.Benden 1 yaş büyük abim ve 1,5yas küçük kiz kardeşim vardı.Okuldan eve gelince herkez cocugunu kapıyı açıp güleryüzle yemek kokularıyla karsilardi.
Biz ise annemiz yorgun dönüyor birde evde yorulmasin diye evi toplar, bulasik yıkar, çorba pisirdik.Sokaga çıkınca komşu kadinlar sorardi bugün ne pişirdin?Çok aç kaldık çok şiddet gördük..
annemin psikolojisi bozulmuştu..babama olan öfkesini bizden çıkardı 😦
pazarları herkez gezmelere giderdi bizim o gün çamaşır günümüzdü.ve de sinir ,şiddet! annecimin hep hayali idi ev hanımı evinin hanımı olmak.kısacası kadinligini, anneligini bir kenara bırakıp
Duygusuz ,bikmis ,hasta bi birey oldu.
Şimdi mi şimdi depresyon haplariyla geçiriyor ömrünün geri kalanını ve yasayamadigi anneligi ve pismanligi 😦
(annemin bi kariyeri yok okuma yazmasi da..ev temizliği, halı dokuma,bulasikcilik, portakal , limon toplama vb.islerde çalıştı hep)
BeğenBeğen
Annenizin bir kariyeri demeyelim de bir mesleği olsaydı emin olun ne siz ne de anneniz o kadar ezilmezdiniz. O kadar çok ezilmenizin sebebi başta babanız tabi ki ama ikinci olarak annenizin ailesini geçindirebilecek gerçek bir mesleğe sahip olmayışı. Bu da bir çelişki işte.
BeğenBeğen
Merhaba Cahide Hanım,
Çalışan kadınlar ve çocukları hakkında bir kaç yazınızı okuma fırsatı buldum. Canı gönülden katıldığım fikirleriniz yanında çok yaralayıcı ve incitici bulduğum ifadeleriniz oldu. Toplum olarak özellikle anadoluda kadının çalışmasına özellikle de muhafazakar kesimde daha çok olmak özere çok olumlu bakılmadığı açık bazı yorumlardan bunu daha net anlamak mümkün. Ben iki çocuk annesi bir hekimim. Bilirsiniz ki sağlık sektöründe eğer hasta kadınsa hekimin, hemşirenin, veyahut herhangi bir yardımcı personelin toplumumuzda heleki muhafazakar kesiminde daha ısrarlı olarak kadın olması istenir. Bu noktada muhafazakar kesimin çelişkili yaklaşımını hiç anlamamışımdır. Kendini, kızını bir mücevher gibi evde muhafaza etmek isterken bir yandan da yetişkin bir bayanın mahrem bölge muayenesini bırakın 2 aylık bebeğin ultrasonunu bile bayan doktora yaptırmak ister. Bir de doktorun kendi gibi muhafazakar ve tesettürlü olmasını ister. Yani kendi dini emirlere tas tamam uyarak yaşamını sürdürmek isterken diğerinin inandığı emirlere kendi gibi inanmasını ama uygulamada kendisi kadar katı olmasını istemez çünkü o da kendisi gibi uygulamaya geçerse, evde oturmayı tercih ederse kendi takvası zedelenecektir. Hep sormak istemişimdir bu çelişkiyi aşmak için bir fikri olan var mı? Ya da bazı sektörlerde kadın iş gücüne ihtiyacın elzem olduğunu kabul edip biraz da onlar için kalem oynatmayı ve elini taşın altına koymayı düşünmenin zamanı gelmemiş midir? Sağlık sektörü gibi bayan iş gücüne ihtiyaç olan alanlarda çalışan bayanlarda sizler gibi evinin kadını çocuklarının annesi olmak istiyor. Ama onlara da ihtiyaç var. Elbette her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Eğer istenirse bu kadınlar çalışabileceği gibi evinin kadını çocuklarının anası da olabilir. Bunun için bizler çabalıyoruz devletten bu konularda bize yardımcı olmasını talep ediyoruz. Ama sadece bizim çabamız yetmiyor. Bizlere ihtiyaç olduğunu her fırsatta dile getiren siz kadınlarında desteğine ve çabasına ihtiyacımız var. Evlatlarını ardında bırakıp evden çıkmanın burukluğunu en üst düzeyde yaşadığım bu günlerde bizlerin eleştirilmekten çok desteğe ihtiyacımız olduğunu ve bu konuyu da değerlendirmeye almanızı sizlerden inandığınız değerlere sahip çıkma adına rica ediyorum.
BeğenBeğen
Huma hanim elinize, yureginize saglik…Tam da dusunduklerimi ifade etmissiniz.Bu kadar emek verip yazmissiniz umarim Cahide hanim bir cevap yazar. Ben de merak ediyorum acikcasi…
BeğenBeğen
Selam un aleykum hergün site bizi ziyaret ederim severek sağolun çok güzel tarifler ve güzel bilgiler paylasiyorsunuz ama şu çalışma konusunda çoook üzülüyorum çünkü hz hatice annemizin kervanlar varmış bugünkü tabirle iş kadiniydi lutfen cahide hanim allahu tealanin bile ilk emri oku ve okumak için çalışmak gerekir bu ev hanımı muhabbeti beni çok uzuyor siz gibi değerli bir insan çalışın üretim ülkemiz kalkinsin demiyor evhanimimi calisan mi diyor ben 15yillik evliyim kayivalidemle yaşıyorum çalışıyorum 2cocugum var k ayinvalidem 86 yaşında gözleri çok az görüyor kayınpederi alzheimer oldu 2sene bu hastalığı ailecek çektik ve ben çalışıyorum şükürler olsun sizden ricam çalışmak kötü değildir lutfen bu konuda daha duyarlı olun gerçekten sizi cook seviyorum fakat çalışanları öcü gibi görmemize üzülüyorum iyi akşamlar allaha emanet oluz
BeğenBeğen
Ya siz beni çalışan kadın düşmanı gibi görmekten ne zaman vazgeçeceksiniz! Bu yazılarla; mecbur olduğu için çalışan, harama düşmeden, çocuğunu ihmal etmeden uygun ortamlarda çalışan kadınları kastetmediğimi daha evvel defalarca yazdım. Anlamak istemeyene ne diyebilirim ki?
BeğenBeğen
Selamın aleyküm bence asıl soru kadın çalışmalı mı değil asıl soru kadın neden çalışır.şöyle bir yaşadığımız topluma baktığımızda en temel ihtiyaçlar için bile para gerekiyorsa evet çalışır.mesela artık bir çok ilacın parasını cebimizden veriyoruz muayene ücretleri de cabası devlet hastanesinde tedavi olamamışsak araştırma hastaneleine gidiyoruz orasıda yoğunluktan iki ay sonrasına randevu alabilmişsek sanşlıyız! olmazsa , olmazsa özel hastane yani para vererek aldığımız sağlık hizmeti .bu sadece bir örnek .çalışan kadının çocuğuna vakit ayıramayışı evinin temizliği falan değil asıl sorun yaşadığımız toplumda nasıl bir sistem var buna bakmak gerekiyor.ödediğimiz faturalarda en az harcadığımız kadar vergi ödüyorsak sadece eşlerin çalışması yetmiyor.herkes ülkemizin küçük şehirlerinde yaşamıyor.büyük şehirlerde mevsiminde bir kilo meyveye beş lira veriyorsak evet kadının çalışması gerekiyor.yazı çok uzadı hakkınızı helal edin .kadınların evlerine dönmesi için başta toplumsal sorunlara çare bulmak lazım.Allah hepimizi bu kapitalist sistemin çarkları arasında ezilmekten kurtarır inşallah.
BeğenBeğen
havva kardeşim Hz.Hatice’nin dul olduğunu ve çocuklarının geçimini sağlaması gerektiğini unutmuş kendi nefsine uydurmuş,kadının çalışması iyi bişey olsaydı RABBİM kadınada maişet temin etme görevi verirdi. zaten ev içinde çok yoğun birşekilde çalışan kadına dışarıda ki yoğunlukda eklenince sağlık sistemi iflasa uğratıyor.Mantıklı düşünmekten ve sabırdan uzaklaşır hale geliyor kadınlar.Sabrını ve tahammülünü patronlarının azarlamalarına harcayan kadın eve ateş topu gibi dönüyor eşleri ile tartışıyor evlilikler gereksiz nedenlerden bitiyor ve ALLAH’ın sevmediği boşanma gerçekleşiyor,para için sevdiklerini değiştirmek diyorum ben buna,elhamdülillah ev hanımıyım ve çok şükür RABBİME eşimin kazancına bereket veriyor ve çocuklarımı elimden geldiğince hazır gıdalardan uzak tutarak yetiştirmeye çalışıyorum.Bu bana huzur veriyor HUZURU DIŞARIDA DEĞİL EVİNİZDE ARAYIN BAYANLAR
BeğenBeğen
Çalışan kadınların bir bölümü önce kendi vijdanları, sonra da “kadının neden çalışmaması gerekir” konusuna İslami deliller getirerek karşı çıkanlara karşı kadınların çalışması gerektiğini “meşru ve gerekli” göstermek için yaptıkları savunmada “NEDEN-SEBEP” olarak sundukları “ekonomik zorunluluk” un çalışmaları için bir NEDEN olmadığını; aksine (yukarıda ki yorumdan da açıkca anlaşılacağı üzere) ihtiyaç duyulan ( çalışmaya sebep olarak gösterilen ) paranın çok büyük bir kısmının “KADIN ÇALIŞTIĞI” için yapılması zorunlu harcamalardan ( kreş veya bakıcı ücreti, dış kıyafet parası, bebek mama bedeli, makyaj masrafı, ulaşım ücreti, psikiyatr vizite ücreti ve depresyon hapları bedeli vb,vb,vb ) oluştuğunu niçin görmüyor ve anlamıyorlar?
Bende bunu anlamıyorum…
Özetle;
KADINLARIN ÇALIŞMASI na temel sebep, dayanak olarak gösterilen (hayatın devam ettirilebilmesi için karşılanması gereken sözde zorunlu ) İHTİYAÇLAR yaşanılan “EKONOMİK SIKINTI” nın NEDENİ değil, aslında SONUCU’dur.
Tabi görebilene…
Son Söz
Ey Müslüman Kadınlar
Yeteri kadar ÖZGÜR, problemlere karşı GÜÇLÜ, Ufak tefek hastalıklar karşısında yatağa düşmeyecek veya hiç hastalanmayacak kadar sağlıklı ve Huzurlu, Allah ve Resul’ünün sizden razı olması konusunda samimi iseniz önce NEFSİNİZE, sonrada KAPİTALİZME teslim olmamak için
“VAZGEÇME GÜCÜNÜZÜ KULLANIN”
BeğenBeğen
bakış açısına göre değişen bir durum tabiki ben yorumumda yaşadığım çevrede gördüğüm sorunları yazdım ama ben de şunu anlamıyorum neden çalışan kadın hep dışarıdan yemek söyleyen kuaförden çıkmayan makyaj ve moda için parasının büyük çoğunluğunu harcayan çocuğunu hep duygusal olarak ihmal eden ve evde yemek pişirmeyipde dondurulmuş gıdalara başvuran rahatına düşkün olarak algılanıyor ?bu yapılan yargılama kişiye göre değişir ama şunu söylemek isterim ki her çalışan kadın yukarıda yazdığım gibi değil.helalinden kazanıp çocukları evi için en az bir ev hanımı kadar çaba sarfedip eve hazır yemek sokmayanlar da var.işte asıl sıkıntı bizlerin çalışan kadına olan bakış açısı ve ön yargısı Allah herkese selamet versin ve hepimizin önce kalbini ıslah etsin
BeğenBeğen
Hiç şüphesizki hem çalışmak, hem anne olmak, hem eş olmak, hem ev kadını olmak çok zor. Bence bir kadın mecbur ise çalışabilir, bekar ise çalışabilir, ama anne olunca çok zor gerçekten. Aslında işin vahim kısmı son yıllarda kapitalizmin biz kadınlara dayattığı tabiri caizse kadınlarımızın beynine kazınan “çocukta yaparım kariyerde” kendi ayaklarım üstünde durmalıyım” gibi amacı malum kesme hizmet ve kadını özgürleştirme adı altında köleleştirmeyi planlayan yeni Dünya’nın bozuk düzeni… Maalesef öyle sağlıklı bireyleri yetiştirmenin temelinde sağlıklı nesiller ve sağlıklı nesiller içinde hem ruhen hem bedenen sağlıklı kadınlar yatıyor. Ama biz çalışan kadınlar bırak evlatlarına yeterli zaman ayırmayı kendimiz için ayıracak 15 dakikalık dinlenme süresini bile bulamıyoruz bağzan. Tamam bazı hanım arkadaşlar hallerinden çok memnun olabilirler ama bu işin olması gerekeni böyle değil onlar ancak kendilerini kandırıyorlar bence…Sadece akşam ortaya koyacağın bir kap yemekse sorun tabiki yoktur. Belki maaşın iyiyse arada bir gelen temizlikçi biraz seni rahatlatır.
Ama işin aslı akşam eve gelince yorgun bendenini dinlendirmek için ne kadar zamanın kalıyor? Aleleacele ortaya koyduğun sıcak yemeği bir kere bile üflemeden yiyebildinmi? Çocuklarına ne kadar zaman ayırabildin? Akşama kadar sensiz geçen zamanlarının kaç dakikasına şahit olabildin? Allah rızası için ne yaptın? Farz ibadetlerinin nekadarını yapabildin? Yada yaptıklarının hangisini içine sine sine koşturmadan acele etmeden sakin kafa ile yapabildin? Eşin için görevlerini sırf zorunluluklarını yerine getirmek için “çarçabuk bitsin” düşüncesinin dışına ne kadar çıkabildin? Ve daha niceleri bu liste çok uzar ben size cevabını vereyim.
Biz çalışan kadınların zamanı hep azdı. Ancak yetiştirebildik işlerimizi…çocuklarımızla geçirdiğimiz en verimli zaman yemek yaparken bacağına yapışan çocuğunu çırpıp atmamak için kenara, hem onu bacağında taşıyıp hemde işimizi yapmamızdı. Eşimiz için ise yorgun bendenimizi bir türlü dinlendiremedik oldu bittiler birbirini kovaladı hep…
İşin bide erkekler açısı var tabi çalışan kadın bu zorlukları ya eşine yansıtır eşi ile kavga eder, yada yansıtmaz. Erkek ise halinden memnun, “nede olsa eve para geliyor, çocuklar bakılıyor, temizlik yapılıyor. İhtiyaçlarım karşılanıyor.” Der ve bu böyle gider gider…
BeğenBeğen
Söylemek istediklerimi anlatan ender yorumlardan biri…
BeğenBeğen
Aslında bütün bunlar yaptığınız işle de çok ilgili. Ben öğretmenim, kız kardeşim terzi en küçüğümüz ise Kur’an Kursunda Hoca. Annem babam bizi okuturken hem düni hassasiyetleri göz ardı etmediler hem de kadının ihtiyaç duyduğunda kendi başının çaresine bakabilecek durumda olmasınınistediler.ilk iki çocuğum dünyaya geldiğinde malum yasaklardan dolayı çalışma hayatına girmemiştim. Onkarı kendim büyüttüm. Üçüncü çocuğumda ise çocuğum 4 aylıkken işe başladım ama iki yıl,bhaftada 3 gün sabah 8 de evden çıktım 12 de geldim. Bu arada bebeğin bakımıyla annem ilgilendi. Kardeşlerimin iş şartları da aile yaşantıları için çok uygun. Bu arada tabi ki aile hayatımızın çalışıyor olmamızdan olumsuz etkilenmemesi için tedbirlerimiz de var. Mesela ben yıllardır küçük bir köy okulundayım ve merkeze gelmeyindüşünmüyorum. Hem erkeklerle olan diyaloğumda en aza inmiş oluyor.
BeğenBeğen
Seni uzun zamandır takip ediyorum Cahide abla.tariflerinde çok güzel ama yazilarini dahaçok seviyorum.arkadaş toplantilarina giderken çikartip okuyorum.gercekten istifade ediyoruz.Allah senden razi olsun.sessizbir takipçin olsamda her daim duacinim.emeğine yüreğine ssağlık.
BeğenBeğen
Sa hanımlar genellikle çalışan bayanların sorunlarından bahsedilmiş ben 4 yıllık evliyim ve calısmıyorum..bu haldeyken bile hem anne hem eş hem ev hanımı olmak cok agır geliyo bana.. Yani aslında toplum hem erkeğe hem kadına artık eşit haklar sunuyo cocukluğundan itibaren hatta kız cocuklarının okumasına daha da bi önem veriliyo sanki .. Hal böyle olunca okuyan üniversite bitiren calışan genç kız evlenince ev hanımı olunca eşim çalılıyo diye bütün ev ve işlrini bütün çocuk bakımjnı üzerinde buluyo eger calışmıuosa bi de bunların üstüne iş olursa ben hiç düşünemiyorum zaten allah kolaylık versin.. Yapılabilecek tek güzel sey calışma saatlerinde esneklik olusturmak herhalde aslında kadınlar biraraya gelip kendi işlerini yapsalar hem dini acıdan daha güzel olur hemde rotasyonlu çalışma sansı elde edilmiş olabilir.. Tabi bu yine de ger iş sahasında olmuyo maalesef allah kolaylıklar ihsan eylesin mümine kardeşlerime ..
BeğenBeğen
Merhana Cahide hanım bende çalışmak istemiyorum ama Allahın izniyle evleneceğim kişinin maddi imkanlari pek iyi değil bana çalışırsan rahat edersin çalışmazsanda ben sana bakarım boynumun borcu diyor ben çalışmak istemiyorum yarın bir gün evladım olduğunda onu birakip gitmek istemiyorum ama boylede paramiz olmadığı icin evlenemiyoruz ne yapmalıyım lutfen bana bir yol gösterin şimdiden teşekkür ederim Allaha emanet olun
BeğenBeğen