düğün takılarıYaz dönemi malumunuz, düğünlerin en çok yapıldığı zaman dilimi. Düğün demek bizim toplumda, dışarıdan bakılınca eğlence, içeriden bakılınca işkence olan bir merasim demek. Gelinliği, davetiyesi, takısı, salonu ayrı dert. Kısaca içi beni dışı eli yakar modunda bir sıkıntı faslı.

Bu yıl yeni evli bir kaç izleyicimden hep aynı şikayetleri duyunca, şu konuyu kaleme alayım da enine boyuna konuşalım istedim.

Konu düğünde takılan takılar. Şikayetler ise takılan takıları erkek tarafının alması yönünde. Konuyu biraz araştırınca takıları kapmak için düğünlerde akıl almaz entrikaların döndüğünü öğrendim. Kayınvalideyle anlaşıp takıyı damada takanlar veya garanti olması için direkt kayınvalidenin eline tutuşturanlar var mesela. Ya da geline altınlar bende dursun sonra alırsınız deyip, altınları bir daha geline göstermeyenler. Daha neler neler…

Gelin ve damat toplanan para ve altınlarla belki bir eve gireriz, eksiklerimizi tamamlarız hayali kurarken, bir de bakıyorlar ki elde avuçta bir kaç küçük altından başka hiç bir şey kalmamış.

İşin aslı erkek tarafı bunu gelin veya damada kötülük olsun diye yapmıyor. Düğünde yapılan yüklü masrafa destek olsun diye altın ve paraları kullanıyorlar. “Eee zaten çiftin evini döşedik, düğünlerini yaptık daha ne olsun” deyip kendilerini rahatlatıyorlar.

Hangi tarafın şikayetini dinleseniz hak verirsiniz. Burada bir tarafı suçlama niyetinde değilim. Günümüzde yapılan klasik bir düğün nereden baksanız, 50-60 bin tl yi buluyor. Salonu, gelinliği, davetiyesi, ikramı en iyisi olsun denirse masraf daha da artıyor.

İşte sorunumuz bu ya zaten. Bir nikah, mütevazi bir düğün yemeği ile halledilebilecek düğün merasimi, altından kalkılamayacak bir külfet haline sokulunca her iki tarafta sıkıntıya düşüyor. Her meselede olduğu gibi düğünlerde de “El ne der putu” hep baş köşede oturuyor. Aileler düğünde takılanları liste halinde yazıyor ki, aynısını zamanı gelince onlara götürüp taksın. Ne eksik, ne fazla! Düğünler ailelerin “Döktüğünü toplama” olayına dönüşüyor. Kısacası al gülüm, ver gülüm merasimi!

Allah rızasını gözeten, yeni evli çiftin ihtiyacı görülsün düşüncesinde olan neredeyse yok gibi. Hal böyle olunca aileler ve gençler arasına düğünle beraber pek çok fitne, huzursuzluk giriyor. Gelinlere ömür boyu anlatıp kinleneceği hikayeler, damatlara anne ve eş arasında kalmışlık ve çaresizlik, dünürlere hiç bitmeyen husumetler kalıyor.

Bu konu çok su götürür, dallanır budaklanır lakin; Üç erkek evladı annesi olarak hayallerim var benimde. Aileler gücü yettiğince gençlere yardım etsin, gençler aza kanaat etsin, eş dost içinden geldiği gibi, karşılık beklemeden takı takıp, hediye versin, gereksiz masraflardan kaçınılıp, onun yerine gençlerin borca girmemesi, huzurlu bir başlangıç yapması için uğraşılsın, herkes Allah rızasını gözeterek hareket etsin, kayınvalideler, gelinler, dünürler birbirlerini çok sevsin diyorum.

Ne yani, çok şey mi istiyorum?

Cahide Sultan