Es-selamu aleykum dostlarım, Bol dualı, bol salavatlı, bol zikirli ve bol şükürlü bir cuma günü diliyorum…

Bugün sizi biraz üzmek istiyorum. Evet yanlış duymadınız, üzmek istiyorum. Kalbinizde eğri duran bir şeyleri yıkıp, yeniden, olması gerektiği gibi inşa etmenize yardımcı olmak istiyorum. Bazen yapmak için yıkmak gerek çünkü. Çoğu kez harabeler yıkılmadan, sağlam binalar çıkmıyor maalesef…

Bir kaç kez bana ulaşmaya çalışmıştı Selma. Bende mail adresimi verdim, özelden yazsın diye. Arefe akşamıydı. Posta kutumda Selma’nın mailini gördüm. Merakla okumaya başladım. Ben mailin henüz yarısına gelmişken gözyaşlarım boşalmaya başlamıştı. Maili bitirdiğimde hıçkırıklara boğulmuştum ki; uzun zamandır hiç bu kadar içli ağlamamıştım.Yanımda kızım vardı. Onun  “Anne ne oldu?” sorusuna, uzunca bir süre cevap veremedim. Üzülmüştüm. Hayır hayır! üzüntünün ötesinde bir şeydi bu. Kendimden utanmış, hatta nefret etmiştim… Selma  Yorumunda şunları anlatıyordu:

“Ablam ben 26 yaşında iki çocuk annesiyim Allahımın izniyle. Ama benim bu günlerlerde biraz sağlığım bozuldu. Çünkü haşaaa beni yanlış anlamanı istemem isyan etmiyorum RABBİM de ettirmesin benim yavrularım doğuştan engelli ikisi de. Oğlum 4 yaş kızım 11 aylık, kızım küçük olduğundan farkında değil ama oglum herşeyin farkında. Bilimde tedavisi bulunmayan KAS HASTALARI(Merozin Negatif Müskuler Distrofi hastası) İçimden bir ses “bunun tedavisi var ama zamanıda var” diyor.

Tabiki de Dünya imtihan üzerine ama bazen dayanamıyorum. Şu anda yürüyemiyor daha dogrusu hiç bişey yapamıyor, onun için üzülüyorum. Yaşıtları gibi ayağa kalmak, koşmak, hoplamak, dışarıda oynamak yemeyini suyunu herşeyini kendisi yapmak istiyor en çokta tuvaletini. Rabbime şükürler olsun zekası iyi ama ……

Ben çocuklarımı 3\4 yaşlarında duaları, elif bayı öğretmek istiyordum ama böyle olunca fazla bişey yapamıyorum onu sıkmak istemiyorum. Zaten bazen kendisi istiyor. Mesela ben namaz kılacağım zaman o da istiyor, abdest aldırıyorum küçük seccadesi var oturduğu yerden kılmaya çalışıyor ama alnını seccadeye koyduğunda kendisi doğrulamıyor, sonrada umudu kendince kırılıyor, ona anlatıyorum “iyi olacaksın” diye, onunla konuşmaya, oyun oynamaya, arkadaş olmaya çalışıyorum oğlumu çok seviyorum ama kızımıda  ihmal etmemem gerek. Ev işi derken oğlumun isteklerini yerine getiremiyorum. İçim sıkılıyor… Evimizde televizyon var onun için, başta kaldırdık ama kızım dogunca yeniden kurduk. şimdi tekrar kaldırmak istiyorum ister istemez kötü etkileniyor ama hep evde olunca nasıl vakit geçirecek diye düşünüyorum…”

Selma kas hastası iki evlada sahip. Ama dert ettiği şey evlatlarının hastalığı değil. Evlatlarına rahatça bir şey öğretemiyor olması… Selma devamlı namaz kılıyor. Engelli çocuklarını namazına bahane etmiyor. Benim çocuklarım hasta deyip isyan etmiyor. Onlara baksam yeter, bir şey öğretemem demiyor. Selma hasta da olsa evlatlarının eğitimini dert ediyor…

Kendimden utanmam bu yüzdendi işte. Ben sağlıklıyken daha çok şey yapabilir, evlatlarıma daha fazla şey öğrete bilirdim. Utanılası bir durumdu bu. Sizi üzmek istemem bu yüzdendi.  “Namazlarıma devam edemiyorum, çocuklarıma bir şey öğretmek için kendimde güç bulamıyorum” diyen herkes içinde utanılması gereken bir durum. Çoğumuz bir eli yağda, bir eli balda hayat sürüyoruz. Yapamadıklarımıza saçma sapan bahanelerimizi sebep gösteriyoruz. Bizimkisi koca bir mızırdanma!

Sağlıklı, zeki çocuklarımıza kolayca  namaz eğitimi verebilecekken, Kur’an’a, Allah’a yakınlaşmalarını artıra bilecekken, umursamazca büyümelerini bekliyoruz. Rahatça tüm namazlarımızı eda edebilecekken, şeytanın bize sunduğu bahanelerin arkasına sığınıyoruz…

Evet, bugün özellikle Selma‘ya dualarımızda önemli bir yer verelim istiyorum. Selma’nın anneliğini, imanının güzelliğini gönülden tebrik ediyorum.

Diğer dua isteyen kardeşimiz Selda. Selda’nın eşi, tanık olduğu bir hadise neticesinde çok etkilenmiş ve namaz kılmaya başlamış. Namazı tam olarak bilmediği için Selda ona yardım ediyor, öğretiyormuş. Selda kardeşimiz, eşinin namazlarının devamlı olması için dua istemiş. Ayrıca yakında ameliyat olacakmış. Bu konuda da dualarımızı esirgemeyelim inşaallah…

Ey Büyük Allahım! Göklerde ve yerde olan ne varsa senin emrindedir. Sen gizliyide, açığıda bilensin. Yarattığın herşey bir hesap iledir. Bazen hayır bildiklerimizde bir şer, şer bildiklerimizde bir hayır var edersin. Selma kardeşimizin şer gibi görünen sıkıntısını hayra tebdil et. Bu sıkıntılı durumundan nice hayırlar çıkar. Kardeşimiz senden ümidini kesmemiş. Tıp devası yok dese de, hiç umulmadık bir zamanda bu yavrulara sen Şafi isminle şifa ver Allahım. Onun evlatlarını yetiştirme, onlara seni anlatma azmini güçlendir. Kuvvetini, sabrını artır, işlerini kolaylaştır Rabbim!

Selda kardeşimizin eşini namazında devamlı kıl. Son nefesine kadar secdelerinden mahrum etme Allahım! Selda kardeşimize de eşine destek olabilmesi için güç kuvvet nasip eyle!

Ey bizim sahibimiz! biliyoruzki duamız olmasa, yanında hiç bir kıymetimiz yok. Sen bizleri her zaman sana kulluk eden, sana el açan, sana secde eden kullarından eyle!

İçimizde türlü sıkıntılara düçar ollmuş kardeşlerimiz var. Onlara yardım et, rahmetinle muamele et, yüklerini artırma Rabbim!

Çocuğu olmayan kardeşlerimize hayırlı evlatlar, evlenemeyenlere hayırlı eşler, rızık darlığı çekenlerin yuvalarına bereket, hastalara acil şifalar ihsan eyle! Namazlarını aksatan kardeşlerimize, namazlarında devamlı olabilmeleri için, azim ve irade lutfet, şeytanın vesveselerinden cümlemizi koru Allahım!

Gerek dünyanın her yerinde, gerek ülkemizde çeşitli  dertlerle, sıkıntılarla mücadele eden cümle kardeşlerimize de yardım et Rabbim!

Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kardeşinin gıyabında dua eden hiçbir mü’min yoktur ki melek de: “Bir misli de sana olsun” demesin.” (Ebu Davud’un rivayetinde şu ekleme vardır: “Melekler: “Amin, bir misli de sana olsun!” derler.”)