“Subhânellâhi ve bihamidihî, Subhânellâhil’azîm”

“Allah’a hamd ederek O’nu noksanlıklardan tenzih ederim, Yüce ­Allah’ı tenzih ederim”

Selamun aleykum canım kardeşlerim, Dün akşama doğru buradaki güzel bir parka çayımızı alıp gittik. Uzaklar bazen yorar ya hani, evden çıkmak istesenizde, fazla uzaklaşmak istemezsiniz. İşte öyle bir halet-i ruhiyeyle ulaştık parka. Ben çevremi, insan davranışlarını çok inceleyen biriyim. Bu yüzden pek çok garip olaya da şahit olmuşumdur…

Tam yere örtüyü sermiş çay içerken, köpeğiyle önümüzden geçen hanımın köpeği çimenlerin üzerine af buyrun büyük ihtiyacını gideriverdi… Çok kötü bir manzaraydı lakin, “la havle” çekip çayımıza devam ettik. Derken diğer bir köşede bir ağacın dibindeki sevgililer dikkatimi çekti. Çevrede insanlar, oynayan çocuklar, sema da ezan sesleri var, onlarda utanma yok…Bende ki telaşı görmeliydiniz: “Yavrum siz arkanızı şu tarafa dönün. O tarafta top oynamayın, şuraya geçin…” Çocuklar o çirkin manzarayı görmesin diye resmen saçmaladım…

Akşam ezanı okununca hemen parkın karşısındaki camiye gittik. İçeri de namaz kılan hanımları görünce pek bir neşelendim… Namazı bitirince onlara dönüp, “Burada sizin gibi kardeşlerimi görmek çok güzel” dedim. Neyse kardeşlerim hoş beş derken, ablalardan biri görüşelim, evime buyur dedi. Yanımda telefonum da yok. Onlara internette bir sitemizin olduğunu, isterlerse oradan beni bulabileceklerini söyledim. Bursa’da ikamet eden ve burada misafir olan ablanın kızı sitenin adını sordu. Daha Cahide der demez “Tamam ben biliyorum sizi” dedi 🙂

Meğer bir kaç aydır takip ediyormuş. Uzatmayayım namaz sonrası yarım saat sohbet ettik. Vedalaşıp ayrıldık. Ama çok güzel bir buluşmaydı ve camiye girerken sanki içeride beni tanıyan biri olduğunu hissettim. Normalde siteden bahsetmem ama bu duygu beni bahsetmeye zorladı ve gerçekten hislerimde yanılmadım.

Kadere bakın, kimi kardeşlerimle buluşmak istesek de yıllar geçer buluşamayız bazılarıyla da hiç umulmadık bir zamanda yollarımız kesişiverir…

Camiden çıkınca aklıma geldi. Ablanın kızı “Bursa’dayım” dedi ya, nerede oturduğunu sormayı unuttum. Hülyacığımı, Elif Zeynep’imi tanır mı veya yakın mı diye soracaktım, soramadım…

Eve döndüğümde içimde tarifsiz bir sevinç vardı. Sanki uzun yıllardır görmediğim sevdiklerimi gördüm. Sanki Elif Zeynebimi, Hülyacığımı, Belginimi, Büşramı, Mehtap ablamı ve daha adını sayamadığım pek çok sevdiğimi görmüş gibi oldum…

Oyyy benim yanık yüreğim, deli yüreğim…

Bu yıl da patlıcanları halden hale soktum! Elimden çok çekti garibanlar! Ama bu oturtmalar çok güzel oldu. Porsiyonluk oluşları, yağda değil tost makinasında kızarışları, beşamel sosla olan uyumları sizinde çok hoşunuza gidecek. Biz yaparız da kötü olur mu? Olmaz elbette. İçine muhabbet, emek, şükür giren hiç bir yemek kötü olmaz…

Bugün ne kadar çenemin düştüğünün farkındayım. Bu yüzden acilen tarife geçiş yapıyorum 🙂

Malzemeler

  • 4 adet bostan patlıcan
  • 300 gr. kuşbaşı et
  • 1 büyük soğan
  • 3 adet sivri biber
  • 2 büyük domates
  • 2 diş sarımsak
  • Tuz, karabiber

Beşamel sos için:

  • 2 su bardağı süt
  • 1 tepeli yemek kaşığı un
  • 1 küçük boy soğan
  • 1.5 çay kaşığı tuz
  • Yarım çay kaşığı karabiber

Sos için:

  • 1 tatlı kaşığı salça,
  • 1.5 su bardağı su


Hazırlanışı

  • Bostan patlıcanlarının kabuklarını alacalı soyup kalın dilimler halinde doğrayın.
  • Tost makinasında alt ve üstünü fırçayla çok az yağlayarak kızartın.
  • Eti, üzerine çıkacak kadar sıcak su ile düdüklü tencerede 2o dakika kadar pişirin. Suyunu ayrı bir yere süzün. (Yumuşak etlerde ön pişirmeye gerek yok)
  • Bir tavaya yemeklik doğradığınız soğanı ve biberi alıp az yağda soteleyin.
  • İçine eti koyun ve hafif kızarana kadar kavurun.
  • Küçük doğranmış domatesleri ve sarımsakları ekleyin.
  • Tuzunu ve karabiberini atın.
  • Domatesler saldığı suyu çekene kadar pişirin.
  • Kızartılmış dilimleri fırın tepisine dizin.
  • Üzerlerine 2 yemek kaşığı iç malzemesinden ekleyin. Beşamel sosu  için: Tereyağını eritin,rendelenmiş soğanı ekleyip 1-2 dakika kavurun. Unu ekleyip hafif kavurun(rengi dönmesin). Üzerine süt ve tuzunu atıp hızlıca karıştırarak 2 dakika kadar pişirin.
  • Beşamel sosu patlıcanların üzerini kapatacak şekilde döküp yayın.
  • 1.5 bardak suyun içinde salçayı eritin. Oturtmaların arasına dökün. Tepsiyi 200 derecelik fırına sürüp üzerleri kızarana kadar pişirin.
  • Afiyet şifa olsun.
  • Diğer PATLICAN YEMEKLERİ için tıklayınız!

NOT: Aynı yemeği köfteli de yapabilirsiniz ancak bu şekilde sanki çok daha lezzetliydi.