İki gün evvel bir kardeşimizin attığı mail, toplumumuzda çok önemsenen evliliklerdeki yaş farkı meselesini ayrı başlık altında paylaşmama vesile oldu. Meryem kardeşimiz mailine; “İKİ AYLIK EVLİYİM AMA TÜKENDİM, TÜKETTİLER !” diye başlıyordu. Kardeşimiz sıkıntısını şöyle dile getirmiş:

“Ben 26 yaşında ve 2 aylık evliyim. Üniversite mezunuyum, ev hanımıyım. Eşim benden 2 yaş küçük. İlk başlarda bunu hiç sorun etmiyordu. Yeni tanıştığımızda bana bir şaka yaptı ve ben ona “yaşı problem edeceksen hiç başlamayalım bu tür şakalar hiç hoş değil” dedim. Kız kardeşi de yanımızdaydı ve o da duydu hoşlanmadığımı bu durumdan. Bunu söyledikten sonra bana bir şey demedi bu konuda. Ancak şimdilerde yine başladı. Kardeşi bir yandan, kendisi bir yandan, annesi diğer yandan…

Allah rızası için yardımlarınızı bekliyorum, ne yapmalıyım ben? Daha çok yeni evliyim ben ama enerjimi tüketiyorlar. Allah rızası için çıktım yola ama cahil insanlarla karşı karşıyayım. Eşim lise mezunu ve ben bunu asla dert etmedim çünkü bunlar önemsiz şeyler. Benim için önemli olan Allah’a olan yakınlığı, ahlakı, insanlığı. Çalışacağımı umut ediyorlardı ancak nasip olmadı, memur olamadım. Ne alsam gözlerine batıyor, müsrif bir insan değilim tutumluyum ama evin ihtiyacı olan bir şey bile rahatsız ediyor onları.Ben çok büyük duruyormuşum. Eşim yanımda çocuğum gibi duruyormuş, bunu eşim söylüyor bana. Birde tesettürlüyüm. Ferace giyiyorum. Eşarbımı uzun örtünce yanında daha büyük görünüyormuşum. Ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi şaşırdım Cahide abla. Hoşlanmadığımı söyleyince hepsi birden üzerime geliyor dalga geçiyorlar, ses çıkarmasam sürekli bunu dile getiriyorlar. Hazreti Hatice validemizi söylüyorum, oralı olmuyorlar. 

Kayınvalidem beni yeğeniyle kıyaslıyor. Yeğeni öğretmen oldu, atandı çalışıyor ve sürekli o şöyle hamarat böyle düzenli birde çalışıyor çokta tutumlu kız diyor. Çok kırılıyorum. Çalışmadığım için eziliyorum eşimin ailesi tarafından. Birde eşimin ailesinin dini hassasiyetleri pek yok. Ben para düşkünü bir insan değilim. Benim en büyük hayalim hayırlı bir evlilik yapıp, salih evlatlar yetiştirmekti. Ama eşimin ailesi benim çalışmamı istiyorlardı. Çalışan kadın değerlidir anlayışı var onlarda. Kayınvalidemde çalışmış çünkü. Aileme de bir şey söyleyemiyorum, onları üzmek istemiyorum. Ne yapayım ben Ablacığım, ne yapayım. Ne olur yardım edin, Allah rızası için bir yol gösterin bana. Yaş ve çalışmak bu kadar mı önemli. Sonuçta evlilik kader. Yardımlarınızı bekliyor bu kardeşiniz.”

Karşımızda zor bir tablo var. Bu kardeşimiz nişanlı olsa, hiç düşünmeden ona “Hemen vazgeç” derdim. Ama evlilik gerçekleşince bunu söylemek bize düşmez.

Aslında Meryem’in eşi, daha işin en başında karakteriyle ilgili ipuçları vermiş. İlk görüşmede yaş büyüklüğü hakkında şaka yapabilen birinin ciddiyeti ve güvenilirliği tartışılır.

Meryem, eşine ve ailesine: Hatice Radyallahu anha’nın Allah Rasulü aleyhisselam’dan büyük oluşunu hatırlatıyormuş. Evet bu bir gerçektir fakat, diğer bir gerçek de hâlâ bu gerçeğin yaşadığımız toplum nezdinde yeterince kabul görmediğidir.

Çiftler başta yaş farkını önemsemeseler bile, çevre ve aile baskısı zamanla huzursuzluk sebebi olabiliyor. Oysa psikolojik ve biyolojik olgunluk açısından bir denklik varsa yaş farkından hele sadece 2 yaş farktan ne olur ki? Mesela bazen kadın ilerleyen yaşına rağmen daha genç ve daha cıvıl cıvılken, erkek; yaşı daha genç fakat kadından daha olgun olabiliyor.

Meryem ne yapsın?
Meryem eğer çok uysal, sessiz bir yapıdaysa, görünen o ki;  İlerki zamanlarda onu daha fazla ezecek ve kıracaklar. Mümkün mü değil mi bilmem ama böyle durumlarda benim bildiğim en etkili çare akrabalardan uzakta olmak. Zayıf karakterli eşler, maalesef  aileden daha fazla  etkileniyorlar.

Üzülerek söylüyorum ki, sessiz insanlar her zaman ezilmeye layık görülüyor. Saygı görmek için, illa diş göstermek, çığırtkanlık yapmak, baskın çıkmak gerekiyor!

İnsan gibi anlaşmak, sevmek, değer vermek dururken; Bazıları  neden bunun için karşısında dişli birini görmek istiyor, neden sessiz sakin olanın tepesine binmeyi kendisine hak görüyor?

Bence Meryem ve onun durumunda olan kardeşlerim süpürgeli bir cadı olmasınlar ama, saçlarını süpürge de yapmasınlar. Biraz dik ve net duruşla  bu evliliğe ayar verilebileceğine inanıyorum. Ne yapıp edip, eşi haricindeki insanların susmasını sağlamak lazım. Hoşlanmadığı konuşma ve tavırları net bir şekilde paylaşmalı, tepkisini ortaya koymalı. Yoksa bu evlilik devam ettiği sürece kendisi de ezilmeye devam edebilir.

Konunun pek çok ayağı var. Çok detaylı konuşmamız lazım ama ben yazı uzamasın diye burada kesiyorum. İnşâAllah yorumlarınız Meryem ve onun gibi olan diğer kardeşlerimiz için yol gösterici olur.

Allah yuvalarımızı muhabbetiyle çerçevelesin. Cümle genç kardeşlerimize göz aydınlığı olacak eşler nasib eylesin. Amin