10606369_928227620555809_7357083201557562073_nRum suresi 30. ayette Rabbimiz:

Sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmış ise ona çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler. Buyuruyor.

31.ayete geldiğimde beynimde şimşekler çakıyor.

Hepiniz O’na yönelerek O’na karşı gelmekten sakının, namazı kılın; müşriklerden olmayın!

Ne kadar ağır bir ayet farkında mıyız?

Namazı kıl müşriklerden olma! Şimdi biz, namaz kılmayan birine müşrik (Allah’a şirk, ortak koşan) desek bize demediklerini bırakmazlar. Ama bunu Rabbimiz buyuruyor.

Çünkü Allah’a namazla yönelmeyen insan, muhakkak başka bir yolla, başka bir varlık veya oluşuma yönelecektir.

Allah’a namazla yönelmeyen insan, başka hangi yolla Allah’a yönelecektir?

Allah’a yönelmeyen insan, hangi yolla müşriklerden ayrılacaktır?

Çünkü namaz, Mümin ve müşrik arasındaki keskin bir çizgidir.

Namazsız kalp temizliği, namazsız iyi insan olmak mümkün müdür?

Namaz kılmayan insan iyi olamaz. Başkalarına dünyalık işlerde iyilikler yapmış olsa da, kendi ahiretini harap ederek en büyük kötülüğü kendine yaptığı için iyi insan sayılamaz.

Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir. (Rûm:32) Diye devam ediyor Rabbimiz.

Dini parçalamanın, bölük bölük olmanın pek çok boyutu var elbet ama; Namaz kılıp tesettürü umursamayan veya tesettürlü olduğu halde namaz kılmayan, iffetini gereği gibi korumayan, namaz kıldığı halde faiz yiyen, yalan söyleyen, gıybet eden, kul hakkı yiyen, zekatı umursamayan, oruç tuttuğu halde namaz kılmayan insanlarda, Kur’an’dan istediklerini alıp, istemediklerini göz ardı etmek suretiyle dinlerini bölük bölük etmemişler midir?

“Ben açığım ama namaz kılarım, pek çok tesettürlüden daha iyiyim”, “Namaz kılmam ama kimsenin hakkını yemem”, “İçki içerim ama cuma namazına giderim” diyen insanlar da, dini parçalayıp, kendilerinde olanla övünmemişler midir?

Elbette yapabildiklerimizden vazgeçmeyelim. Yapamadıklarımız için, yapabildiklerimizi bırakmayalım ama bilelim ki, Allah insana gücünün üzerinde yük yüklemez. Ve emredildiği halde yapmadıklarımızın, yasaklandığı halde yapmaya devam ettiklerimizin tümünün hesabını verecek, bedelini ödeyeceğiz.

Biz dini ne sanıyoruz, hayatımızın neresine koyuyoruz? Kaçımız, Müslüman olmanın “Teslim olmak” demek olduğu idrakiyle, sorgulamadan, tam bir teslimiyetle yaşıyoruz? Kaçımız “Ama”sız Müslümanız?

Bırakalım çevreyi, onu bunu, kınayanların kınamasını bırakalım! 100 yıl bile zevk içinde yaşasak, sonunda yüzleşeceğimiz gerçek ve en büyük güç kimmiş, O’na bakalım!

“Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla Allah’a ortak koşanlardan değilim” (En’am: 79)

Cahide Sultan​